SUÇLAR: Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2010 Tarihli ve 2009/678 Esas, 2010/23 Karar Sayılı Kararı ile Sanık ... Hakkında

1. Şikayetçiler ... ve ... ile katılanlar ..., ..., ...'a karşı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 5 kere 2 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

2. Şikayetçi ...'e karşı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

3. Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

Karar verilmiştir.

4. Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2010 tarihli ve 2009/678 Esas, 2010/23 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 09.12.2013 tarihli ve 2012/21951 Esas, 2013/19416 Karar sayılı kararı ile atılı suçun 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi kapsamında delillerin değerlendirilmesi görevinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olması nedeni ile görevsizlik kararı verilmesindeki zorunluluk nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.02.2014 tarihli ve 2014/67 Esas, 2014/34 Karar sayılı kararı ile, bozmaya uyulmuş olmakla görevsizlik kararı verilmiştir.
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.11.2014 Tarihli ve 2014/9 Esas, 2014/85 Karar Sayılı Kararı ile Sanık ... Hakkında

1. Şikayetçiler ... ve ... ile katılanlar ..., ..., ...'a karşı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci, 53 üncü ve 51 inci maddeleri uyarınca ayrı ayrı 5 kere 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına,

2. Şikayetçi ...'e karşı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 51 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına,

3. Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 62 nci, 53 üncü ve 51 inci maddeleri uyarınca uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına,

Karar verilmiştir.

Sanık ... müdafii süre tutum dilekçesi vermiş, gerekçeli karar kendisine tebliğ edilmiş, gerekçeli temyiz dilekçesi vermemiştir.

1. İddianamede özetle; sanık ... ile temyiz dışı sanık ...'nın askeri üniforma giymek suretiyle ve askeri ihaleden bahisle temyiz dışı diğer sanık ... ile birlikte katılanlar ve şikayetçileri dolandırdığı, temyiz dışı sanık Nilgün'ün ise sadece şikayetçilerden ...'e karşı bu eylemi işlediklerinden bahisle cezalandırılmaları istenmiştir.

2. Sanıklar özetle; suçlamaları reddetmiştir.

3. Katılanlar ve şikayetçiler özetle; iddianame yönünde beyanda bulunmuştur.
4. Asliye Ceza Mahkemesince verilen ve yukarıda bahsedilen ilk kararda, sanık Nilgün hakkında beraat ve diğer sanıklar hakkında katılan ...'a karşı eylemleri nedeni ile ayrı ayrı beraat, diğer şikayetçiler ve katılanlara yönelik dolandırıcılık suçu ile sanıklardan ... ve ... hakkında ayrıca özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma suçundan ayrı ayrı mahkumiyet kararları verilmiş, bu kararın sadece sanıklardan ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine diğer sanıklar hakkındaki hükümler ile katılan ...'a yönelik eylem bakımından kurulan beraat hükümleri kesinleşmiş, yargılama sürecinde sanıklardan ...'nın vefatı üzerine eldeki kararda bu sanık bakımından düşme kararı ve temyize konu sanık ... hakkında ise yukarıda açıklandığı şekilde mahkumiyet hükümleri verilmiştir.

A. Şikayetçiler ..., ... ve ... ile Katılanlar ..., ..., ...'a Karşı Nitelikli Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Özel İşaret Ve Kıyafetleri Usulsüz Kullanma Suçudan Kurulan Hüküm Yönünden

1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2. Dosya kapsamına göre suç tarihinin 2009 yılının Mart ayı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

A. Şikayetçiler ..., ... ve ... ile Katılanlar ..., ..., ...'a Karşı Nitelikli Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.11.2014 tarihli ve 2014/9 Esas, 2014/85 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı ONANMASINA,

B. Özel İşaret Ve Kıyafetleri Usulsüz Kullanma Suçudan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.11.2014 tarihli ve 2014/9 Esas, 2014/85 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.04.2024 tarihinde karar verildi.