SUÇLAR: Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat
Katılan ... vekilinin temyiz isteğinin, sanıklar hakkında katılan ...'e yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik olduğu kabul edilerek inceleme yapılmıştır.
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.06.2012 tarihli ve 2011/174 Esas, 2012/239 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında;
1. Katılan ...'e yönelik resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin ikinci fıkrasının (f) ve (h) bentleri, 62,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 16.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Katılan ...'na yönelik resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43,62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin ikinci fıkrasının (f) ve (h) bentleri, 62,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 63.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
3. İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.06.2012 tarihli ve 2011/174 Esas, 2012/239 Karar sayılı kararının sanıklar müdafiileri tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin 17.03.2016 tarihli ve 2015/6900 Esas, 2016/3104 Karar sayılı kararı ile eksik araştırma nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine, İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2018 tarihli ve 2016/221 Esas, 2018/201 Karar sayılı kararı ile, nitelikli dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanıkların beraatlerine, katılan ...'e yönelik resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, katılan ...'na yönelik resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43,62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
1. Katılan ... vekilinin sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz isteği; beraat hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Sanık ... 'nun temyiz isteği; mahkûmiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
3. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; suçun unsurlarının oluşmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.
Sanıklar ... ve ...’nin ... Yapı Malzemeleri Orman Ürünleri İnşaat İthalat İhracat Üretim ve Pazarlama Sanayii ve Ticaret Limited Şirketinin ortakları oldukları, sanıkların hakkındaki beraat hükmü temyiz incelemesine konu edilmeyen sanık ...’in sahibi olduğu ... Yapı Sistemleri İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nden satın almış oldukları mal karşılığında keşidecisi ... Yapı Malzemeleri Orman Ürünleri İnşaat İthalat İhracat Üretim ve Pazarlama Sanayii ve Ticaret Limited Şirketi olan, TEB Kartal Çarşı Şubesine ait 04.06.2007 keşide tarihli ve 5.500,00 Avro bedelli çeki bir başkasına keşide ettirerek ...’e verdikleri, ...’in de bu çeki ciro ederek aldığı mal karşılığında katılan ...’e verdiği, çekin bankaya ibrazında karşılığının olmadığının anlaşıldığı, sanık ...’nin 17/05/2007 tarihli dilekçesi ile bankaya müracaat ederek, aralarında suça konu 5.500 Avro bedelli çekin de bulunduğu 6 adet çekin rızası dışında elinden çıktığına dair bildirimde bulunduğu, sanıklar ... ve ...’nin söz konusu çek altındaki imzanın kendilerine ait olmadığını beyan ettikleri, yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde çek altındaki keşidecisi imzasının adı geçen sanıkların eli ürünü olmadığının anlaşıldığı, bu şekilde sanıklar ... ve ...’nin suça konu çeki başkalarına imzalattırıp sahte olarak oluşturduktan sonra piyasaya sürmek suretiyle üzerlerine atılı “nitelikli dolandırıcılık” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarını işlediklerinin iddia edildiği somut olay ile; yine adı geçen sanıkların katılan ...’nun sahip olduğu İzomas Korezyon Kontrol Mühendislik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinden almış oldukları mallar karşılığında keşidecisi ... Yapı Malzemeleri Orman Ürünleri İnşaat İthalat İhracat Üretim ve Pazarlama Sanayii ve Ticaret Limited Şirketi olan Kuveyt Türk Katılım Bankası Erenköy Şubesine ait, 07.06.2007 keşide tarihli, 10723 nolu ve 7.500,00 TL meblağlı bir adet çek ile yine keşidecisi sanıkların ortakları arasında yer aldıkları Budakoğlu Orman Ürünleri İnşaat Yapı Maddeleri Üretim İhracat İthalat Pazarlama Sanayi Limited Şirketi olan Garanti Bankası Bostancı Şubesine ait, 8001081 nolu, 25.05.2007 keşide tarihli, 7.500,00 TL bedelli, 8001087 nolu, 12.07.2007 keşide tarihli, 11.490,00 TL bedelli ve 8001088 nolu, 23.08.2007 keşide tarihli, 11.490,00 TL bedelli 3 adet çeki bir başkasına keşide ettirerek katılan şirket yetkililerine verdikleri, söz konusu çeklerin bankaya ibrazında çekler üzerindeki keşideci imzasının bankada mevcut şirket yetkilisi imzalarına benzemediğinden bahisle çek bedellerinin ödenmediği, katılan tarafından söz konusu çeklere istinaden başlatılan icra takibinin de imza inkarı nedeniyle durduğu, ayrıca sanıklardan ...’nun 29.05.2007 tarihli dilekçesi ile suça konu çeklerden 8001081,8001087 ve 8001088 nolu çekler için bu çeklerin rızası hilafında elden çıktığından bahisle ödemeden men talimatı verdiği, bu şekilde sanıklar ... ve ...’nin suça konu çeki başkalarına imzalattırıp sahte olarak oluşturduktan sonra piyasaya sürmek suretiyle üzerlerine atılı “resmi belgede sahtecilik” suçlarını işlediklerinin iddiasıyla açılan kamu davasının yargılaması neticesinde, sanıkların savunmaları, katılan ...'in beyanı, dosyada mevcut bilirkişi raporlarının içeriği ve tüm dosya kapsamından edinilen kanaat ile toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirilerek sanıklara yüklenen resmi belgede sahtecilik suçlarının sübut bulduğu, nitelikli dolandırıcılık suçunun ise unsurları itibarıyla oluşmadığı kabul edilerek temyize konu hükümler kurulmuştur.
A. Sanıklar Hakkında Katılan ...'e Karşı Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Olay ve olgular bölümünde açıklandığı üzere, sanıklar ... ve ...’nin ... Yapı Malzemeleri Orman Ürünleri İnşaat İthalat İhracat Üretim ve Pazarlama Sanayii ve Ticaret Limited Şirketinin ortakları oldukları, katılan ...'in beyanlarında, sanıkları tanımadığını ve suça konu çeki ... Yapı Sistemleri İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nden satmış olduğu mal karşılığında aldığını beyan etmesi, adı geçen şirketin yetkilisi olan ve çeki ciro yoluyla katılana veren ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraat kararı verildiği ve beraat hükümlerinin temyiz edilmeksizin kesinleşmesi ve sanıklar ... ve ...’nin katılan ...'e yönelik nitelikli dolandırıcılık eylemini gerçekleştirmesini gerektirecek ticari ilişkinin varlığına dair yeterli delillerin bulunmaması karşısında; 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, sonucu itibarıyla doğru olan hükümlere yönelik tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve 04.06.2007 ve 22.05.2007 (katılan ...'na veriliş tarihi) tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
A. Sanıklar Hakkında Katılan ...'e Karşı Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2018 tarihli ve 2016/221 Esas, 2018/201 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2018 tarihli ve 2016/221 Esas, 2018/201 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafii ile sanık ...'nun temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.04.2024 tarihinde karar verildi.