Sanık ... hakkında kamu davasının reddi, sanık ... hakkında beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında verilen beraat kararının temyiz incelemesinde;
Sanığın üzerine atılı icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi olan 23.08.2007 ile inceleme günü arasında durma süresi eklendiğinde dahi ilaveli dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık ... hakkında verilen kamu davasının reddi kararının temyiz incelemesinde ise;
Sanık hakkında dava konusu eylem için Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/263 Esas, 2014/303 Karar sayılı ilamıyla mahkumiyet hükmü kurulduğundan bahisle kamu davasının reddine karar verilmiş ise de; temyiz incelemesine konu dava dosyasındaki isnadın, katılanın ... isimli şahıstan aldığı çekin karşılıksız çıkması nedeniyle sanığın borçlu hakkında Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesince 3167 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan ve kesinleşen hükümden sonra katılanın muvafakatı olmadan şikayetten vazgeçme dilekçesi vererek borçlu hakkında kesinleşen cezanın ortadan kaldırılması kararı verilmesine sebep olma şeklinde olduğu, Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin değinilen dava dosyasındaki isnadın ise aynı çek yönünden Ankara 24. İcra Dairesinin 2001/3714 sayılı takip dosyasında katılanın vekili olarak sanık tarafından başlatılan icra takibinin 10.05.2002'de yapılan son talep tarihinden itibaren yaklaşık beş yıl süreyle işlem yapılmayıp akabinde takibin yenilenmesi sonrası borçlu vekilinin takibe konu çeke ilişkin zamanaşımının gerçekleştiği yönündeki itirazı üzerine Ankara 14. İcra Mahkemesinin 26.03.2008 tarihli kararıyla icranın geri bırakılmasına sebep olma biçiminde olduğu, dolayısıyla her iki isnadın birbirinden farklı olması ve eylemlerin aynı mağdura karşı işlenmesi hususları göz önünde tutulup mümkünse davaların birleştirilmesi, aksi halde aslı veya onaylı suretinin getirtilerek hukuki kesinti, zincirleme suç ve mahsup hükümlerinin değerlendirilip esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu kamu davasının reddine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, esası incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.