HÜKÜMLER: 1.Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan
mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi,
2.Sanıklar hakkında 4733 sayılı sayılı Kanun'a muhalefet suçundan
mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin, sanıklar hakkındaki hükümleri temyiz etme iradesi gösteren süre tutum dilekçesinden ibaret olduğu anlaşılmıştır.
2.Sanıklar müdafiinin temyiz istemi, dosyanın zamanaşımına uğradığına, sanıkların üzerine atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, suç eşyalarının hukuka aykırı olarak ele geçirildiğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
Sanıkların sevk ve idaresinde olan ...plaka sayılı araçta önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, 250 kutu makaron ve 2603 karton kaçak sigara ele geçirilmiştir.
Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un (4733 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık ...'in savunmasında, atılı suçlamayı kabul etmediği, sanık ...'in ise savunmasında bir şahıstan borcu karşılığında suça konu kaçak sigara ve makaronları aldığını beyan ettiği, kanun iadesi sonrasında sanıklara dosyadaki kaçak sigara ve makaronların toplamı için düzenlenen KEMT (kaçak eşyaya mahsus tespit) varakasındaki gümrüklenmiş değer toplamının iki katı tutarı ihtar edilmesine rağmen sanıklar müdafiinin 16.12.2020 tarihli dilekçesiyle sanıkların maddi durumları nedeniyle ödeme yapamayacaklarını ifade ettiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre sanıkların eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanıkların suça konu kaçak eşyaları ticari amaçla bulundurduklarının kabulü ile haklarında mahkûmiyet hükmü kurulmasında, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin ele geçen sigaralar yönünden 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında; ele geçen makaronlar yönünden ise 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası kapsamında kaldığı ve ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği ancak; suç tarihinden sonra 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikler sonucunda ise her iki eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 44 üncü maddesindeki "fikri içtima" hükümleri gereği tek suç kapsamında olacağı ve 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları gereğince cezalandırılmayı gerektireceği, 5607 sayılı Kanun'da 6545,7242 ve 7423 sayılı Kanun'lar ile yapılan değişiklikler sonrasında ise eylemlerin 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi gereği 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları ile 5 inci maddesi kapsamında olduğu, ancak ele geçen eşyaların gümrüklenmiş değerleri toplamının Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre "fahiş" değerde olduğu nazara alınarak, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve sanıkların lehine olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un gereğince, 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesinde düzenlenen "fikri içtima" hükümlerine göre her iki eylemin tek suç kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, buna göre eylemin kül halinde 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekili ve sanıklar müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 18.04.2024 tarihinde karar verildi.