Taraflar arasındaki süresiz yayına bağlı kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat ve eserin düzeltilmiş hali ile yayınlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... ... tarafından ... müstear adıyla kaleme alınan "Alo...! Medyanın RTE ile İmtihanı" isimli kitabın 163,174,175,212 ve 213 üncü sayfalarında geçen bir takım gerçek dışı iddialar ile müvekkilinin kişilik haklarının ihlal edildiğini, kitapta müvekkilinin suç işlemek için kurulan örgütün üyesi olarak nitelendirildiğini, kamuoyunda saygınlığı bulunan müvekkilinin şeref ve itibarının zedelendiğini, yer verilen gerçek dışı dinleme kayıtları ile haberleşmenin gizliliğinin ihlal edildiğini, davalı hakkında soruşturmanın gizliliğini ihlal suçundan ceza yargılaması yapıldığını belirterek 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile müvekkili hakkındaki gerçek dışı iddiaların kitaptan çıkartılarak bu düzeltme ile yayınlanması talep edilmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; gazetecilerin edindiği bilgi ve haberleri okuyucuya aktarmak ile sorumlu olduklarını, kitapta davacının hedef alınmadığını, hakaret veya iftira kastı ile hareket edilmediğini, gündemde olan konuların kamuoyunun bilgisine sunulduğunu, kitabın basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından kaleme alınan kitapta davacının örgüt üyesi olarak nitelendirilerek kişilik haklarının ihlal edildiği, saldırının mahiyeti ve şekli, kullanılan ifadeler, davalının kastının ağırlığı, davacıda yaratacağı tatmin duygusu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile hak ve nesafet kuralları da nazara alınarak davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline; davacının eserin düzeltme ile yayımlanmasına ilişkin talebinin yayınevinin dosyada taraf olmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı tarafından kişilik haklarına yapılan saldırının niteliği ve boyutu dikkate alınarak eserin düzeltme ile yayımlanmasına ilişkin taleplerinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, süresiz yayınlarda saldırının manevi tazminat ile önlenemeyeceğini, toplumda oluşan algının bu şekilde önlenebileceğini, verilen kararın bu yönü ile hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.

Davalı istinaf dilekçesinde; kitapta geçen söz ve ifadelerin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu, kamuoyunda göz önünde olan kişilerin eleştiriye daha fazla katlanması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarını ödeme imkanı olmadığını, halen cezaevinde olduğunu belirtmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından ... müstear adıyla kaleme alınmış "Alo...! Medyanın RTE ile İmtihanı" adlı kitapta davacının örgüt üyesi olarak gösterildiği, davacıya ait olduğu iddia edilen tapelere yer verilerek özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiği; bu ifadelerin, davacının katlanması gereken ağır eleştiri niteliğini aşan, olgu isnadına varan mahiyette olduğu, ifade özgürlüğü ya da eleştiri sınırları içerisinde değerlendirilemeyeceği, dava konusu kitabın yayın tarihinden bu yana geçen süre nedeniyle konunun güncelliğini yitirmesi, kitabın içeriği dikkate alındığında, sadece manevi tazminata hükmedilmesi ile yetinilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı tarafından kişilik haklarına yapılan saldırının niteliği ve boyutu dikkate alınarak eserin düzeltme ile yayımlanmasına ilişkin taleplerinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, saldırının devam ettiğini ve güncelliğini koruduğunu, süresiz yayınlarda saldırının manevi tazminat ile önlenemeyeceğini, verilen kararın bu yönü ile hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.

davalı tarafından kaleme alınan "Alo...! Medyanın RTE ile İmtihanı" isimli kitapta geçen birtakım gerçek dışı söz ve ifadeler nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve gerçek dışı iddiaların kitaptan çıkartılarak bu düzeltme ile yayınlanması istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 49 ve 58 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 24 ve 25 inci maddeleri, 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1 ve 3 üncü maddeleri, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10 uncu maddesi.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalı tarafından kaleme alınan "Alo...! Medyanın RTE ile İmtihanı" adlı kitapta geçen söz ve ifadeler nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve TBK 58, TMK 24 ve 25 inci maddelere dayanılarak davacı hakkındaki iddiaların kitaptan çıkartılarak bu düzeltme ile yayınlanmasının talep edildiği, mahkemece manevi tazminat talebinin tam kabulüne karar verilmekle beraber eserin düzeltme ile yayınlanması talebinin reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından eserin düzeltme ile yayınlanması talebinin reddine dair hüküm bölümünün temyiz edildiği anlaşılmakla bu yönden yapılan incelemede, dava konusu kitapta geçen davacı hakkında iddia edilen eylemlerin üzerinden uzun zaman geçmiş olması, güncelliğini yitirmesi gözetildiğinde manevi tazminat ile yetinilmesinin yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.