Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A. İstanbul 38. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,

3. Mahalle bekçileri tarafından yapılan aramanın hukuka aykırı olduğuna,

4. Sanık hakkında takdiri indirim uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna,

5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, 18.06.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7245 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu'nun 7. maddesi kapsamında, çarşı ve mahalle bekçilerinin, durdurma, kimlik sorma ve yeterli şüphe bulunması halinde şahısların üzerinde ve aracında kaba üst yoklaması yapma; 8. maddesi uyarınca şüphelileri yakalama ve delilleri muhafaza altına alma yetkilerinin bulunduğu, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan Halil'in üzerinde ele geçen uyuşturucu madde yönünden suçüstü halinde gerçekleşen somut olayda yeterli şüphenin oluştuğu, sanığın üzerinde arama yapılmaksızın yerde bulunan uyuşturucu maddenin muhafaza altına alındığı dikkate alındığında, delillerin hukuka uygun şekilde elde edildiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 38. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.09.2024 tarihinde karar verildi.