İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.04.2018 tarihli ve 2018/62 Esas, 2018/273 sayılı kararı ile sanık hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 12.06.2020 tarihli ve 2018/2304 Esas, 2020/487 sayılı kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 01.02.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
-Usul ve kanuna aykırı mahkumiyet kararı verildiğine,
-Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
-Lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine,
-Kabule esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna,
-Eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna,
-Temyiz dilekçesinde belirtilen sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin terör örgütü propagandası yapma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Bila tarihli PKK silahlı terör örgütü mensubunun bulunduğu video ile 25.03.2015,14.05.2016,25.06.2016,07.01.2018,28.12.2016 tarihli paylaşımlarının PKK silahlı terör örgütünün cebir, şiddet ve tehdit içeren yöntemlerini öven, meşru gösteren ya da bu yöntemlere başvurulmasını teşvik eden bir muhteva içerdiğinin anlaşılması karşısında sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz taleplerinin reddine, ancak;
Suçun unsurları kabul edilen ölçütlere uygulanan gerekçe ile bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda terör örgütü propagandası yapma suçunun işlenmesi nedeniyle suçun zincirleme olmasından dolayı TCK’nın 43/1 maddesi uyarınca arttırılması gerekçesinin aynı olması ve aynı gerekçe ile mükerrer cezalandırma yoluna gidilemeyeceği belirlenerek, Anayasa'nın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, TCK'nın 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken, temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak kabul edilmesi suretiyle TCK'nın 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması hukuka aykırılık bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 12.06.2020 tarihli ve 2018/2304 Esas, 2020/487 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.09.2024 tarihinde karar verildi.