Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1 maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanığın adli sicil kaydının incelenmesinde Ankara 6.Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/1543 Esas ve 2013/327 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191/1 maddesi uyarınca sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, ancak 28.05.2014 tarihli ek karar ile sanığın denetimli serbestlik tedbirlerine uymadığından hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191/1 maddesi uyarınca 6.000,00 TL adli para cezasına hükmedildiği, kararın 23.06.2014 tarihinde kesinleştiği, bu ilâmın tekerrüre esas alınabileceği gözetilmeden sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143,145,168/2 ve 62. maddelerine göre belirlenen 1 yıl 15 gün hapis cezasının, kazanılmış hak gözetilip sonuç olarak 10 ay 12 gün hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde 10 ay 12 gün hapis cezası tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak, bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, “5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143,145,168/2 ve 62. maddelerine göre belirlenen 1 yıl 15 gün hapis cezasının, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gözetilerek, 10 ay 12 gün hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına” karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usûl ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.