Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,

2. Arama kararının ve işleminin hukuka aykırı olduğuna,

3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
İlişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, 26.05.2021 tarihli olaya ilişkin suçun vasfı ile sübutuna ve delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, 18.06.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7245 sayılı Kanun'un 7. maddesi kapsamında, çarşı ve mahalle bekçilerinin, durdurma, kimlik sorma ve yeterli şüphe bulunması halinde şahısların üzerinde ve aracında kaba üst yoklaması yapma; 8. maddesi uyarınca şüphelileri yakalama ve delilleri muhafaza altına alma yetkileri bulunduğu, suç üstü hali gerçekleşen 26.05.2021 tarihli olayda yeterli şüphenin oluştuğu; her ne kadar araç içerisinde yapılan arama 7245 sayılı Kanun'a aykırı şekilde yapılıp ele geçirilen uyuşturucu ve uyarıcı maddeler “suçun maddi konusu” ve “suç delili” olarak hükme esas alınamayacak olsa da; hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık Agit'in üzerinde arama yapılmaksızın yere atılan uyuşturucu maddenin muhafaza altına alındığı dikkate alındığında, delilin hukuka uygun şekilde elde edildiği anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

B. Sanığın 26.05.2021 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma suçu sabit ise de; 24.02.2021 tarihinde çarşı ve mahalle bekçileri tarafından durumundan şüphelenilerek durdurulan sanığın kıyafetininçıkartılmasının sağlanması üzerine suça konu uyuşturucu ve uyarıcıların ele geçirildiği anlaşılmakla; suç
tarihinde yürürlükte olan 7245 sayılı Kanun'a aykırı şekilde yapılan arama sonucunda ele geçen uyuşturucu maddelerin, “suçun maddi konusu” ve “suç delili” olarak hükme esas alınamayacağı; hukuka aykırı arama sonucu uyuşturucu madde bulunması nedeniyle tek eylemi sabit olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini,
C. 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesinde ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda hükümlünün koşullu salıvermeden yararlanamayacağı hususu düzenlenmiş olup, mahkemece sanık hakkında tekerrür uygulamasına esas alınan ilamda, 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulandığı ve bu nedenle sanığın ikinci kez mükerrir olduğu anlaşıldığı halde, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmemesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.

Gerekçe bölümünün (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
5271 sayılı CMK'nın 307/4. maddesi uyarınca tekerrür hükümleri yönünden sanığın KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.09.2024 tarihinde karar verildi.