Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Asıl davada davacı vekili; davalı ...'in müvekkili ve kooperatifin sahası içinde bulunan arazilerini suladığı halde bir kısım borçlarını ödemediğini iddia ederek 12.661,55 TL alacağın davalı ...'den tahsilini talep etmiştir.
Birleşen davada ise müvekkili kooperatif üyesi ...'tan ayrı gerekçe ile 5.570,00 TL alacağın tahsili talep edilmiştir.
Asıl davada ..., birleşen davada ... yapılan sulama karşılığının nakit ve çeklerle ödendiğini savunarak davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece asıl dava davalısının 306.799 dekar çeltik arazisi suladığı, yaptığı ödeme mahsup edilip tahakkuk edilen faiz eklenince davalı ...'in 11.253 TL borçlu bulunduğu, birleşen dosya davalısı Mehmet'in ise 642.891 dekar arazi sulaması yaptığı faiz eklendikten ve ödeme düşüldükten sonra birleşen dosya davalısının 7.492,69 TL borçlu bulunduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne birleşen davanın taleple bağlılık ilkesi gereğince kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ile asıl ve birleşen dosya davalıları temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2-Davalıların temyiz itirazlarına gelince;
Asıl ve birleşen davalar, davacının taraflar arasındaki sulama sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davalılarca borç ödemesi maksadıyla davacı kooperatife verilen 07.03.2009 tarih ve 9.000 TL bedelli çekin ödenmediği kabul edilip hesaplama yapılmıştır. Dava dilekçesi incelendiğinde bu çekin ödeme olarak kabul edildiği ve bakiye kısım için dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece her ne kadar yukarıda zikredilen 9.000 TL bedelli çekin ödenmediği belirtilmiş ise de davacı tarafından bu çek bedeli dışındaki kısım dava konusu yapıldığından, ödenmemiş olması halinde ayrıca bu çekle ilgili işlem yapılabileceği de göz önüne alınarak, asıl ve birleşen dosya davalılarının arazileri ortak ektikleri ödemeleri birlikte yaptıkları bu nedenle birleşen dosya davalısının keşide ettiği çeklerin asıl dosya davalısının borcuna mahsuben verildiği hususunun da göz önünde bulundurularak sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde dava konusu edilmeyen çekin bedelinin alacak olarak değerlendirilmesi yerinde görülmemiş kararın bu gerekçeyle bozulması gerekmiştir.

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalılar yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz eden davacıdan alınmasına, davalılardan alınan peşin harcın istek halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 16.01.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.