HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı

I.Sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın yokluğunda verilip, 23.03.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 11.05.2020 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,

II.Sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288 nci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede;

Oluş ve dosya içeriğine göre, nitelikli yağma suçunun yasal unsurlarının oluştuğu, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara göre suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.

Ancak;
Sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d) ve (h) bentleri uyarınca belirlenen 12 yıl hapis cezasından, aynı sayılı Kanun'un 168 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1/3 oranında indirim yapılırken hesap hatası sonucu 8 yıl hapis cezası yerine 9 yıl hapis cezasına, bu ceza üzerinden de aynı sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 1/6 indirim yapılarak 7 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmiş olması hukuka aykırı bulunmuş ve bu aykırılığın düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 05.03.2020 tarihli ve 2020/634 Esas, 2020/723 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hüküm fıkrasına; “Hüküm kısmının 3 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü paragrafının çıkarılarak yerine 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sanığın katılanın zararını hüküm kurulmadan önce gidermesi sebebi ile cezasından takdiren 1/3 oranında indirim yapılarak 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca sanığın duruşmadaki hali, hapis cezasının geleceği üzerindeki etkisi dikkate alınarak 1/6 indirim yapılarak 6 yıl 8 ay hapis cezası' ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname'ye aykırı olarak TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.