SAYISI: 2022/İHK-26527
SAYISI: K-2022/52541
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu, davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesiyle teminat altına alınan aracın karıştığı 03.04.2020 tarihli trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.800,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 200,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 71.115,82 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 6.974,10 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 79.661,42 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya 20.08.2021 tarihinde 35.963,24 TL ödeme yapıldığını ancak bu hususun dava dilekçesinde belirtilmediğini, ödeme yapmakla davalının sorumluluğunu yerine getirdiğini, davacı kaza esnasında emniyet kemeri takmadığından müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, olayda hatır taşıması bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulü ile 62.471,93 TL tazminatın 02.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 15.617,99 TL'nin reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; emniyet kemeri takılmaması nedeniyle %20 müterafik kusur indirimi yapılmasının isabetli olduğu, rapor ücretine ilişkin sunulan faturanın verilen rapor hizmeti karşılığında düzenlendiği sonucuna varılamadığı, %100 kusur oranına göre tazminat hesaplamasında isabetsizlik görülmediği, davalı sigortacının yaptığı ödemenin yetersiz olduğu tespit edilerek yapılan bakiye tazminat hesaplamasının doğru bulunduğu, taşımanın kimin menfaatine olduğuna dair somut delile rastlanılmadığı, geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamında olduğu, davacı lehine maktu ücretin altında kalmamak üzere AAÜT'ne göre belirlenen ücretin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği belirtilerek davalı vekilinin itirazlarının vekalet ücretine yönelik kısmen kabulü ile itiraza konu kararda yer alan ''8.921,35'' rakamının çıkarılarak yerine ''5.100,00'' rakamının yazılması suretiyle kararın düzeltilmesine karar verilmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın vekalet ücreti yönünden hatalı olduğunu, tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının zararının karşılandığından davanın reddi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün meydana gelen trafik kazasında kusuru bulunmadığını, kusur oranlarının bilirkişi tarafından tespiti gerektiğini, yolcu konumunda bulunan davacı bakımından hatır taşımacılığı söz konusu olduğunu, tazminat hesaplamasının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, davalı sigortacının geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi giderleri ile yol masrafından sorumluluğu bulunmadığını ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı bakiye sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 inci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir.
Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada yalnızca ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir.
Somut olayda; davalı vekilince davaya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Dosyada bulunan ifadelere göre davacı ve sürücünün arkadaş oldukları sabit olup davacının taşıma için ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı tarafın süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.