Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı, ... ili... ilçesi...Köyünde bulunan devlet ormanının 47.275 m2'lik kısmında 31/12/2007 tarihine kadar, taş ocağı küşad ve imaline mahsus ruhsatname sahibi davalı lehine izin ve irtifak hakkı tesis edildiğini ancak, davalının taahhüdüne aykırı olarak arazi tahsis bedelini ödemediğini ileri sürerek asıl dava ile 2005 yılı için 15.583,70 TL arazi tahsil bedelinin 31/01/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini, asıl davaya 2005/62 esas 2006/79 karar sayılı kararla birleşen dava ile 2004 yılı için 15.558,70 TL, 2006/247 esas 2007/83 karar sayılı kararla birleşen dava ile 2006 yılı için 15.441,46 TL arazi tahsis bedelinin işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, belirtilen kadar alanı kullanmadığını, fiilen kullanılan alanın hesaplanması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne 15.583,74 TL nin dava tarihi olan 31/01/2006 tarihinden itibaren, 15.441,46 TL nin dava tarihi olan 29/12/2006 tarihinden itibaren, 15.558,70 TL'nin dava tarihi olan 18/03/2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ....'den alınarak davacı idareye verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dava, davalının 06/05/2004 tarihli ocak taahhütnamesi gereği ödemesi gereken 2004,2005 ve 2006 yıllarına ilişkin arazi tahsis bedelinin tahsiline ilişkin olup, tarafların arasındaki uyuşmazlık ödenecek arazi tahsis bedelinin belirlenmesinde arazinin fiili kullanım durumunun önemli olup olmadığına, taahhütname süresinde meydan gelen mevzuat değişikliklerinin somut olaya uygulanıp uygulanmayacağına ilişkindir.
Mahkemece, söz konusu borcun kullanmaya bağlı bir borç olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davaya konu edilen 06/05/2004 tarihli noter onaylı "(devlet ormanları üzerinde kurulacak ocaklar için) ocak taahhütnamesi" ile 70.000 m2 lik ormanlık alan üzerinde 5 yıl boyunca ocak izni verilip irtifak hakkı tesis edilmesi karşılığında ağaçlandırma bedeli, toprak bedeli ve arazi tahsis bedeli ödeneceği, arazi tahsis bedelinin 9.502.476,00 TL olarak belirlendiği takip eden yıllara ait tahsis bedelinin bir önceki yıl bedelinin deflatör kat sayısı ile çarpımıyla tespit edilerek her yıl Eylül ayında defaten tahsis edileceği taahhüt edilmiştir. Mahkemece, arazi tahsis bedelinin, arazinin fiili kullanım durumuna bakılmaksızın her yıl alınacağına yönelik yorumu sözleşmenin bütününe uygun ise de davalının, taahhütname tarihinden sonra yürürlüğe giren 21/06/2005 tarihli Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliği'nin 20.maddesi ile Çevre ve Orman Bakanlığınca verilen iznin beş hektardan az olması halinde ağaçlandırma bedeli dışında başka bir bedel alınamayacağının, beş hektarı geçmesi halinde aşan kısım için orman mevzuatı hükümlerine göre, sadece ağaçlandırma bedeli arazi tahsis bedeli ve teminat alınacağının kararlaştırıldığını, mahkemece bu yönde araştırma yapılması gerektiğini ileri sürmesine rağmen mahkemece karar gerekçesinde bu yönde bir değerlendirme yapılmadığı görülmektedir.
Şu halde mahkemece, davalıya tahsis edilen alan kesin olarak belirlenip, ileri sürülen Yönetmelik hükümleri değerlendirilerek somut olayda uygulama alanı bulup bulmayacağı gerekirse bu konuda uzman kişi ya da kişiler vasıtasıyla bilirkişi incelemesi yaptırdıktan sonra açıklığa kavuşturulduktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma sebebine göre davalının sair temyiz sebeplerinin şu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
1.bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz sebeplerinin incelenmesine şu aşamada yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 22/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.