Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık ve müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
1. Sanığın atılı suçla ilgisi olmadığına,
2. Beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Somut delil olmadığına,
4. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
5. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
6. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
7. 5237 sayılı TCK'nın 32/1-2. maddeleri uyarınca rapor alınmadan karar verildiğine,
İlişkindir.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın temyiz süresinden sonra dosyaya sunmuş olduğu dilekçesine ekli rapora dayanarak anti sosyal kişilik bozukluğu olduğunu ve 5237 sayılı TCK'nın 32. maddesi kapsamında cezai sorumluluğunun araştırılması gerektiğini ileri sürmüş ise de Mahkemenin bu hususta harici gözlemlerinin olmaması, sanığın güncel adli sicil kaydında birçok kesinleşmiş mahkûmiyet hükümlerinin bulunması, söz konusu sağlık raporunda TCK'nın 32. maddesi kapsamında akıl hastalığının varlığına ilişkin ifadenin yer almaması hususları birlikte değerlendirildiğinde bu husustaki talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararında sanık ve müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN
ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.09.2024 tarihinde karar verildi.