Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye, alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, temerrüt nedeniyle tahliye ve kira alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının kiracı olarak bulunduğu taşınmazda davacının ¼ hisse ile malik olduğunu, hissesi oranında kira bedelinin davacıya ödenmesi hususunda davalıya ihtarda bulunmalarına rağmen, davalının 2011 0cak ve Şubat aylarına ait kira bedellerini ödemediğini, müvekkilinin hissesine düşen 2500.- TL kira alacağının davalıdan tahsili ile davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili ise cevap dilekçesinde özetle; davalının hissedarlardan ....'ın kiracısı olduğunu, davalının kira bedelini kiralayan Selami'ye ödediğini, davacının kiralanan taşınmazda 1/4 oranda müşterek malik olup, pay ve paydaş çoğunluğu sağlanmadan davalıya ihtar gönderildiğinden davanın reddini savunmuştur.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre, paylı mülkiyete tabi olan kiralananın tahliyesi pay ve paydaş çoğunluğu tarafından istenebileceğinden, pay ve paydaş çoğunluğu sağlanmadan ihtar çekildiğinden davacı vekilinin tahliye hükmüne yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin alacağa ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı dava dilekçesinde, açıkça kendi hissesine düşen miktarın tahsilini istemiş olup, aynı zamanda davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamından da dava konusu taşınmazın paylı mülkiyete tabi olduğu anlaşılmaktadır. Taşınmazın paylı mülkiyete tabi olması halinde alacağa yönelik olarak her bir paydaşın ayrı ayrı dava hakkı olduğundan iktisap tarihinden sonra temerrüt ihtarına konu kiraları davacı kendi payı yönünden isteyebileceğinden bu husus üzerinde durulmadan yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün tahliye isteminin reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, 2. bentte yazılı nedenle alacağa yönelik bölümünün 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.