Taraflar arasında görülen davada Çarşamba 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/06/2010 gün ve 2010/266-2010/356 sayılı kararı bozan Daire’nin 08/05/2012 gün ve 2010/16041-2012/7309 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı, davalıya verilen süre içerisinde kanuni mecburiyetlerini yerine getirmeyip, Çarşamba’da bulunan işyerini şube olarak tescil talebinde bulunmadığını ileri sürerek davalı şirketin şube niteliğindeki işyerinin Türk Ticaret Kanunu'nun 35. maddesi gereğince resen kayıt işleminin yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının sübut bulmayan davasının reddine dair verilen kararın davacı temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 08.05.2012 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 13/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.