Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, davacının davalı nezdinde Haziran 1985 yılında 3 ay kadar süreyle geçtiği iddia edilen hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, yapılan araştırma neticesinde, davalı işveren kurum nezdinde davacı adına kaydın olmadığı ve 5 yıllık hakdüşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; dosyada mevcut 18.4.1985 kurum tarihli işe giriş bildirgesinin varlığı karşısında, 506 sayılı kanunun 79/10. maddesinin “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır” hükmü gereği talep 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi olmayacağından, 27.3.1985 işe giriş tarihinden sonraki fiili, gerçek ve kesintisiz çalışmalar için hak düşürücü sürenin varlığından söz edilemeyeceği, her ne kadar davacı, husumeti, ayrı bir tüzel kişiliği olmayan Afyonkarahisar Orman İşletme Müdürlüğüne yöneltmiş ve buna göre ilgili Genel Müdürlüğün avukatı davayı takip etmiş ise de, davada işveren olarak gerçek davalı sıfatının Orman Genel Müdürlüğü olduğu gözetilmediği için, hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Zira, dosyada mevcut deliller sübut konusunda tam bir kanaat ortaya koymamaktadır.
Yukarıda belirtilen hüküm ışığında, davacının, 1985 yılında geçtiği iddia ettiği çalışmalarının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla; mahkemece yapılan araştırmanın yeterli olmadığı görüldüğünden, öncelikle işyerinin dava dilekçesinde talep edilen tarihleri kapsar aylık sigorta primleri bildirgeleri, ücret bordroları, dönem bordroları, aylık prim ve hizmet belgeleri, Kurum müfettişleri tarafından yapılan teftişe ilişkin tutanaklar ve diğer kayıtlar yeniden yapılacak yazışmalar celbedilmeli, davacının çalışmaları hakkında bilgi sahibi olabilecek, Kuruma bildirim yapılmayan dava konusu dönemde davacı ile birlikte çalışan ve işverenlerin bordrolarında kayıtlı kişiler ile gerektiğinde, aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, bunun dışında, davacıya, tanık bildirip dinletebilmesi için, aynı şekilde süre ve imkan tanınmalı, sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği, ya da, bildirim dışı kaldığı hususu gereğince araştırılmalı, böylece, bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip, takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmeli, kabule göre de husumetin doğrudan Orman Genel Müdürlüğüne yöneltilmemesi, ilgili Genel Müdürlüğün avukatının davayı takip etmiş olması karşısında sonuca etkili görülmediğinden, bu husus mahallinde düzeltilmelidir.
Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

S O N U Ç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 13.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.