İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.09.2018 tarih, 2017/173 Esas ve 2018/160 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5327 sayılı Kanun'un 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.01.2020 gün ve 2018/2356 Esas, 2020/25 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.01.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri özetle;
1.Kararda etkin sanığın pişmanlık hükümlerinden neden yararlandırılmadığının gerekçelendirmediğine,
2.Sanığın örgüt hiyerarşisine kesinlikle dahil olmadığına, hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
3.Sadece internet trafik bilgisi üzerinden yapılan ByLock tespitlerinin cezalandırma için yeterli olmadığına
4.Suçun unsurlarının oluşmadığına,
5.Yetersiz delille mahkumiyet hükmü kurulduğuna,
6.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda:
a.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı''nın kabul edildiği gözetilmekle, ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporlarının ilgili kurumdan yeniden istenmesi, UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankası üzerinden sanıkla ilgili beyan bulunup bulunmadığı sorgulanıp, bulunması halinde onaylı suretlerinin dosyaya getirtilip, temyiz aşamasında gelen, sanığın 14.12.2014 tarihinde yapılan zaman gazetesi eylemine katıldığına dair tutanağın, ...isimli kişinin dijitallerinde sanığın başka örgüt üyeleri ile fotoğraflarının bulunduğuna dair raporun, itirafçı ... beyanlarının, sanık hakkında mesaj bulunan ... isimli kişinin 7866 ... ID li ByLock içeriklerinin, ByLock tespiti yapılan ve sanık tarafından kullanıldığı değerlendirilen 0... 930 03 60 numaralı, 0... 930 03 69 numaralı hatlara ait belgelerin ve buna ilişkin verilen Cumhuriyet savcılığı kararının CMK’nın 217 inci maddesi uyarınca duruşmada okunması, gerekli görüldüğü takdirde tutanaklarda adı geçen şahsın/şahısların tanık sıfatıyla usulüne uygun olarak dinlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve yetersiz belge ile yazılı şekilde hüküm kurulması
b.Somut olayda sanığın toplantılara katıldığı ve ByLock kullandığına dair birtakım bilgiler verdiğinin, anlaşılması karşısında; sanığın yakalandığı gözetilerek vermiş olduğu bilgilerin konumuna uygun ve samimi olup olmadığı örgütsel suçlarla mücadelede yarar sağlayıp sağlamadığı değerlendirilerek sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin tartışılması gerektiğinin gözetelmemesi bozmayı gerektirmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.01.2020 gün ve 2018/2356 Esas, 2020/25 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.09.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.