Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanığın adli sicil kaydına göre tekerrüre esas nitelikte kasıtlı suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, 5271 sayılı CMK’nın 231/6-a maddesinde gösterilen “kasıtlı suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmedilen sonuç cezanın 1 yıl 15 gün hapis cezası olduğu gözetilmeden mahkemece, "sanığa verilen hapis cezasının süresi nedeniyle koşulları oluşmadığından" şeklindeki yasal ve dosya içeriği ile uyumlu olmayan gerekçe ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak,
Lehe hükümlerin uygulanmasına dair talebi bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca, sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması karşısında, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde pişmanlık gösterip göstermediği dikkate alınıp tekrar suç işleyip işlemeyeceği konusunda oluşan kanaat değerlendirilerek cezasının ertelenip ertelenmeyeceğine karar verilmesi gerekirken, sonuç olarak 1 yıl 15 gün hapis cezasına hükmedilen sanık hakkında “hapis cezasının süresi nedeniyle koşulları oluşmadığından” şeklindeki yasal ve dosya içeriği ile uyumlu olmayan gerekçe ile 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.