Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı vekili, davalının davacı kooperatif üyesi olduğunu ancak kooperatif üyeliğinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğinden bahisle davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğinden bahisle itirazın iptali ile asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kooperatife borcu olmadığını öne sürerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kabulü ile asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1-05.01.2016 tarihli ara karar uyarınca dosyanın dönüşünün beklenmesine karar verilmesine rağmen aynı celsede karar verilmesi doğru görülmemiştir.

2-Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunun, davalı tarafa usulünce tebliğ edilmeksizin savunma hakkının kısıtlanması suretiyle HMK.nın 281. maddesine aykırı davranılması da bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre; davalı tarafın sulama yapmadığı yönündeki iddiası karşısında bu hususa ilişkin araştırma yapılmaksızın sadece kayıtlar üzerinde inceleme yapılarak karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 14.01.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.