Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın davacı ... yönünden kısmen kabulüne, davacı ... yönünden feragat nedeniyle reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı vekili, davacıya ait aynı yer taşınmaza en yakın ve komşu olan otel bloğunun 1996 tarihli kira sözleşmesi ile davalılara kiralandığını, 7 yıl olan kira süresinin sona ermesinden sonra davacıya teslim edilmediğini, davaya konu 4 bloğun kiracılık ilişkisinin 2002 yılı sonu itibariyle sona erdiğini ve taşınmazın o tarih itibariyle davalı tarafça tahliye edilerek davacıya teslim edilmesi gerektiğini belirterek 2003-2004 yılları dönemi için belirlenen 89.250 Euro ecrimisil bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılardan ... davadan feragat etmiştir.
Davalılar vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın Menderes yönünden feragat, diğer davacı yönünden esastan reddine dair verilen kararın Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 01.02.2013 tarihli ilamıyla taraflar arasındaki protokol ve sözleşmelerin değerlendirilmediğinden bahisle bozulması üzerine bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın Menderes yönünden feragat nedeniyle reddine, davacı ... yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Davacı talepleri, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre davalı yükleniciye özgülenen taşınmazdan kaynaklanmaktadır. Davadaki taleplerin dayanağını oluşturan taşınmazın mülkiyet hakkının tespiti açısından davacı tarafından tapu iptali tescil davası açıldığı, davanın reddedilmesi üzerine davacı tarafından bu kez taşınmazın bedelinin tahsili amacıyla Alanya 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/243E. Sayılı dosyasının ikame edildiği ve derdest olduğu anlaşılmaktadır. Zira, Yargıtay15.Hukuk Dairesinin 01.02.2013 gün, 2012/6153E. 2013/551K. sayılı bozma ilamında da bu hususa vurgu yapılmıştır.

Eldeki davadaki talepler mülkiyet hakkını da ilgilendirdiğinden mahkemece, taşınmazın bedeli talepli dava bu dava açısından bekletici mesele yapılarak, oluşacak uygun sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2) Bozma nedenine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 14.01.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.