Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı vekili, tapuda davacının tamamına malik olduğu iki parça taşınmazın üzerinden davalı şirket tarafından enerji nakil hattının geçirildiğini açıklayarak, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması koşulu ile geriye dönük beş yıllık 10.000,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Şirket vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu 130 ada 75 (eski 60) ve 103 ada 76 (eski 61) parsel sayılı taşınmazların başında 01.06.2015 tarihinde keşif icra edildiği ve keşif tarihinde parsellerin üzerinden davalıya ait havai hattın geçtiği ancak zeminde pilon yeri olmadığının sübut bulduğu, taşınmazların üzerinden sırf havai hattın geçmesi malikin taşınmazdan yararlanmasına engel oluşturmadığı ve zeminde hiçbir yer de işgal edilmediğinden ecrimisil talebinin mümkün olmadığı, netice itibariyle, toplanan delillere, mahallinde icra edilen keşif ve tanzim edilen objektif ve fenni bilirkişi raporlarına, davacı ve davalının beyanlarına göre sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bilindiği ve gerek öğretide gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere, ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği en azı kira geliri, en fazlası mahrum kalınan gelir kaybına karşılık gelen bir bedeldir.
Somut olayda, dava konusu taşınmazlar satış yoluyla davalı adına 2007 yılında tescil edilmiş olup, eldeki temyize konu dava tarihi olan 2015 itibariyle enerji hatlarının davacıya ait taşınmazların üstünden geçtiği, yargılama devam ederken 2016 yılında tellerin kaldırıldığı, davacıya ait taşınmazlar üzerinde enerji hattının geçirilmesine yönelik davalı lehine tanınmış herhangi bir hakkın bulunmadığı da sabittir. Mülkiyet hakkının özüne aykırı olacak şekilde yanılgılı değerlendirmeyle davacının, maliki olduğu taşınmazların sadece zemin kullanımına yönelik müdehale bulunmadığı şeklinde gerekçeyle ret kararı verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle davacının ecrimisil talep etme hakkı bulunduğu gözetilerek Daire'nin yerleşik ilke ve esaslarına uygun şekilde bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Yukarıda gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 29.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.