HÜKÜMLER: Beraat

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Tekirdağ 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2016 tarihli ve 2014/179 Esas, 2016/12 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan beraat kararları verilmiştir.

Katılan vekili, sanıkların kredi sözleşmesine güvence olarak verilen vekaleti kullanarak katılan zararına olacak şekilde aldatma kastı ile dolandırıcılık suçunu işlemiş olduğu sabit iken beraatlerine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek bozulması istemi ile hükmü temyiz etmiştir.

1.Katılanın rızası ile verdiği vekaletnameyi, katılanın iradesine aykırı kullanılması şeklindeki eylemin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu ve bu haliyle yargılama konusu eylem için, 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanık ... yönünden 17.12.2014 tarihli, sanık ... yönünden 30.03.2015 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Tekirdağ 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2016 tarihli ve 2014/179 Esas, 2016/12 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,17.04.2024 tarihinde karar verildi.