Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7035 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 291 inci maddesinin birinci fıkrasının Bölge Adliyeleri Mahkemeleri tarafından verilen kararlara ilişkin temyiz süresini düzenlediği, daha önce Yargıtay incelemesinden geçen dosyalara ilişkin temyiz süresinin 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesine göre 1 hafta olduğu, ancak hükümde temyiz süresi 15 gün olarak gösterilmek suretiyle tarafların yanıltıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin, 01.02.2019 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde kabul edilmekle,1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Erzincan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.06.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 157 inci maddesinin birinci fıkrası, 62,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan)15. Ceza Dairesinin 22.06.2017 tarihli kararı ile uzlaşma işlemlerinin yapılması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Erzincan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.01.2019 tarihli ve 2017/268 Esas, 2019/30 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 157 inci maddesinin birinci fıkrası, 62,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık müdafinin temyiz istemi; atılı suçun unsurları itibariyle oluşmaması ve paranın büyük kısmını ödemiş olmasına rağmen mahkumiyet hükmü verilmesi nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
Katılanın temyiz istemi; alt sınırdan ceza verilmesi ve takdiri indirim uygulanması nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

Sanığın, katılanın oğlunu işe girdireceği vaadiyle katılandan 7100,00 TL almak ve vaadini gerçekleştirmemek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında sanık suçlamayı kabul etmemiş, parayı borç olarak aldığını savunmuş, katılan ve tanık olarak beyanına başvurulan katılanın oğlu, sanığın Botaş'ta işe sokacağı vaadiyle parayı aldığını, parayı işe sokacak adama verdiğini beyan ederek kendilerini oyaladığını ve işe sokmamasına rağmen paralarını iade etmediğini beyan ettikleri, uzlaştırma işlemlerinin sonuçsuz kaldığı ve sanık tarafından yapılan kısmi ödeme nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına katılanın rıza göstermediği anlaşılmış, mahkemesince temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve katılanın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzincan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.01.2019 tarihli ve 2017/268 Esas, 2019/30 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ve katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.04.2024 tarihinde karar verildi.