İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesinin son fıkrası ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 30. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2020 tarihli ve 2020/60 Esas, 2020/160 sayılı Kararı ile; sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-(a-son) madde-fıkra ve bentleri uyarınca beraatine hükmedilmiştir.
2.Katılan vekilinin istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan yargılama neticesinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 17.11.2020 tarihli ve 2020/1242 Esas, 2020/1428 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Katılan vekili, mahkeme gerekçesinin aksine suçun unsurlarının oluştuğunu, sanık avukat hakkında Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından aynı olay nedeniyle ceza verildiğini, sanığın bu dosyadaki savunmasının da aynı olduğunu, sanığın bu durumu alışkanlık haline getirdiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında katılan vekilinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle bölge adliye mahkemesince verilen hükümde katılan vekilinin temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 30. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.04.2024 tarihinde karar verildi.