Düşme, müsadere
Bölge Adliye Mahkemesi kararının, şikâyetçi vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu'nun 30/1. maddesinde düzenlenen suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete tâbi olup, şikâyetçi şirketin yetkilileri tarafından ... irtibat bürosu yetkilisi ...’e verilen asıl vekâletnamelerde "Bir gümrük süreci ya da başka bir süreci takip etme anlaşması vaka bazında mektup, telefaks veya e-posta iletişimi ile yapılacaktır." şeklindeki kısıtlamalar bulunmasına rağmen, şikâyetçi vekilinin sanık hakkında şikâyet hakkının kullanılması amacıyla ve şikâyet tarihini kapsar şekilde marka hakkı sahibi firmanın yetkilileri tarafından kendilerine verilmiş izin içeren mektup, telefaks veya elektronik posta iletisi aslını veya tercümesinin onaylı örneklerini dosyaya ibraz edemediği anlaşıldığından,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkı ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmayan şikâyetçi vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2024 tarihinde karar verildi.