Mahkûmiyet
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın temyiz sebepleri; ele geçen ürünlerin sadece 6 adet olduğuna ve 3 katlı mağazanın bodrum katında bulunduklarına, ürünlerin pis, tozlu ve lekeli olduklarına, satışa arz edilmiş durumda bulunmadıklarına, atılı suçun sadece kasten işlenebildiğine, sırf tacir olmasının, kastının bulunduğuna karine teşkil etmeyeceğine, suç kastının bulunmadığına, süpheden sanığın yararlanması gerektiğine, İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararının yerinde olduğuna, hakkında hükmolunan cezasının ertelenmesi hususunda değerlendirme yapılmamasının hatalı olduğuna, belirtilen ve re'sen tespit edilecek nedenler ile hakkında beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir.
Katılan vekili şikâyet dilekçesi ile sanığın işlettiği ... isimli iş yeri hakkında, hak sahibi olduğu tescilli markalı ürünlerin, marka haklarına tecavüz edilerek satışa arz edildiği iddiası ve arama yapılması talebi ile şikâyetçi olmuştur.
Düzce Sulh Ceza Hâkimliğinin, 15.03.2017 tarihli ve 2017/3775 Değişik İş sayılı kararı doğrultusunda ilgili iş yerinde sanık hazır bulunduğu halde yapılan aramada, 4 adet tshirt ve 2 adet formaya el konulmuştur.
Sanık hakkında 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 30/1. ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 ve 54. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık İlk Derece Mahkemesince tespit edilen savunmalarında; iş yerinde lisanssız ürün satışı yapmadığını, ele geçen ürünlerin ne şekilde iş yerine geldiğini bilmediğini ancak bazen çalışanlarının müşterileri kırmamak adına kendilerinin olmayan bir ürünü alarak kendi ürünlerini verip takas yapmış olabileceklerini, zaten iş yerinin 3 katlı olduğunu, iş yerinde 3-5 parça ürün alınarak satış yapılmayacağını, bu yönde kastı olsa daha fazla ürün alıp satış yapacağını beyan etmiştir.
Dosyada mevcut 31.05.2017 tarihli bilirkişi raporunda; ürünlerin orijinal olmadığı, ürünler üzerinde, katılan adına tescilli markalar ile aynı ve ayırt edilemeyecek derecede benzer marka ve işaretlerin kullanıldığı yönünde görüş bildirilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından, sanığın suç kastı bulunmadığı gerekçesi ile sanık hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmasına karar verilmiş ve yapılan yargılama kapsamında sanığın beyanları tespit edilmiştir.
Sanık savunmalarında; tespit edilen ürünlerin üzerinde toz ve pislik olduğunun sabit olduğu, bu şekilde ürünleri müşterilere sunmadığını, bu ürünlerin satışa sunulmuş ürünler olmadığını beyan etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasına ve sanığın müsnet suçtan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Sanık tarafından işletildiği anlaşılan iş yerinde usulüne uygun olarak yapılan aramada ele geçen ürünler ve bilirkişi raporunda yer verilen tespitler uyarınca sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda mahkûmiyet hükmünde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Düzce 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2024 tarihinde karar verildi.