İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı (Silahlı terör örgütüneüye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık,resmi belgede sahtecilik),

İstinaf başvurusunun reddi kararı (Hazine ve ÖSYM vekilininsilahlı terör örgütüne üye olma suçuna yönelik temyiz talepleri yönünden)

EK KARAR: Temyiz talebinin reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz talebinin reddi, ek kararın düzeltilerek onanması, onama
İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun reddi, istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararı ve bu kararlara yönelik temyizin niteliği karşısında; yapılan ön inceleme neticesinde;
... vekilinin ek karara yönelik temyiz talebinin değerlendirilmesi,
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 09.11.2020 tarihli ve 2019/421 Esas, 2020/868 sayılı ek kararı ile resmi belgede sahtecilik suçuna yönelik 5271 sayılı Kanun'un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz başvurusunun reddine dair karara ... vekili tarafından süresi içinde yapılan temyiz talebinin incelemesinde;
Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçu yönünden suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan ... vekilinin davaya katılmasına ilişkin verilen karar hukuki değerden yoksun olup hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden 5271 sayılı Kanun'un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerekirken resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün kesin olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmekte olup, ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle bozulması ile kararın DÜZELTİLEREK ONANMASI gerektiği anlaşıldığından katılan Kurum vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
... vekilinin silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden temyiz taleplerinin değerlendirilmesi,
Silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sıfat yokluğundan reddine dair kararın, 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu, itiraz merciince bu konuda bir karar verildiği ve temyizinin mümkün olmadığı anlaşıldığından incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği,
... vekilinin kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden temyiz talebinin değerlendirilmesi,
Yargılama konusu kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden katılan ... vekilinin suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarıca mezkûr suçtan açılan kamu davalarına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçlardan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmü temyize hak ve yetkisinin olmadığı, belirlenmiştir
Sanık müdafiinin ve katılan ... vekilinin nitelikli dolandırıcılık suçu ve sanık müdafinin silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden temyiz talebinin değerlendirilmesinde,
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı
maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği hükmolunan cezanın süresine göre şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.04.2019 tarihli ve 2018/1658 Esas, 2019/346 sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca mahkûmiyet, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 158 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca mahkumiyet kararı verilmiştir.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 19.10.2020 tarihli ve 2019/421 Esas, 2020/868 sayılı kararı ile,
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Maliye Hazinesi ve ... vekilinin silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sıfat yokluğundan reddine;
Katılan ... Hazinesi ve ÖSYM vekilinin kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik, sanık müdafinin ise silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarına ilişkin, istinaf başvurularının ise düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.12.2021 tarihli ve ek kararın düzeltilerek onanması, temyiz talebinin reddi ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1.Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,

2.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,

3.Sanığın sınav sorularını önceden almayıp kendi çabası ile sınavları kazandığına,

4.ByLock kullanmadığına,

5.Temyiz dilekçelerinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara ilişkindir.
Katılan ... Hazinesinin temyiz sebepleri özetle;

1.Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan üst sınırdan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine,

2.Temyiz dilekçelerinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden mahkumiyet, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden ise atılı suçun unsurlarının oluşmadığının kabulü ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun reddi ile istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı verildiği anlaşılmıştır.

Sanık müdafiinin ve Maliye Hazinesinin kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden temyiz başvurularının yapılan değerlendirmesinde, yerinde görülmeyen sair temyiz taleplerinin reddine, ancak;
Dosya içerisine alınan 18.03.2015 tarihli bilirkişi raporunda sanığın iki ayrı sınavdaki başarı farklılığının tesadüfi olamayacağına yönelik güçlü kanaat oluştuğunun ifade edilmesi karşısında; ihtimallere dayanan yüzdelik oranlarının yer aldığı değerlendirme içermesi, sanığın hileli bir davranışını ortaya koymaya elverişli olmadığı gibi, kişinin önceki ve sonraki yıllardaki doğru ve yanlış cevap sayılarının kıyaslanarak, sınav sorularını haksız elde etmek sureti ile sınavda hileli yollarla yüksek puan aldığının kesin olarak ispatlanamayacağı, ayrıca bilirkişi raporunu teyit eder başkaca delil, beyan, bilgi bulunmadığı gibi, bilirkişi raporunda sınav sorularının alındığına dair
kesin kanaatin de bildirilmediği de gözetilerek, sanığın üzerine atılı kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunu işlediğine dair her türlü kuşkudan uzak mahkûmiyetini gerektirir yeterli delil bulunmadığından beraati yerine, delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden temyiz başvurusunun yapılan değerlendirmesinde, yerinde görülmeyen sair temyiz taleplerinin reddine, ancak;

1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

2-Temyiz aşamasında dosya içerisine geldiği anlaşılan ...'a ait ifade ve teşhis tutanaklarının, 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ... müdafiine okunarak, diyeceklerinin sorulması ve tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılıp dinlendikten ve sanığın örgütsel faaliyetleri ve örgütteki konumu ile ilgili olarak ayrıntılı beyanları alındıktan sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

1. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 09.11.2020 tarihli ve 2019/421 Esas, 2020/868 sayılı ek karar sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği hüküm fıkrasının birinci paragrafının tamamının çıkartılarak yerine "resmi belgede sahtecilik suçu yönünden suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan ... vekilinin davaya katılmasına ilişkin verilen karar hukuki değerden yoksun olup hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden 5271 sayılı Kanun'un 296 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz talebinin reddine" ibaresinin yazılması suretiyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2.... vekilinin silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden temyiz taleplerinin değerlendirilmesi, ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle, silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun sıfat yokluğundan reddine dair karara karşı temyiz isteminin, bahse konu kararın 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olması ve itiraz merciince de bu hususta bir karar verilmiş bulunması nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
3.... vekilinin kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden temyiz talebinin değerlendirilmesi, ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle katılan kurum vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

4.Sanık müdafii ile katılan ... vekilinin kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden temyiz taleplerinin değerlendirilmesi,

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma, katılan Kurum vekili ve sanık müdafiinin kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 19.10.2020 tarihli ve 2019/421 Esas, 2020/868 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.09.2024 tarihinde karar verildi.