BOZMA ÜZERİNE
Mahkumiyet
Bozma üzerine kurulan hükümde yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozma üzerine Yerel Mahkemece, sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteminin özetle; suçlamayı kabul etmediğine, yalnızca kamu görevlilerinin beyanına dayanılarak usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, haksız tahrik hükümlerinin değerlendirilmediğine, beraatine hükmedilmesine, lehine hükümlerin uygulanmasına bu nedenlerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak; "Sanık veya müdahil ve vekillerine davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları tespit edilmemiş olsa dahi duruşmaya devam edilerek dava gıyapta bitirilebilir. Ancak sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise herhalde dinlenilmesi gerekir." şeklinde düzenlenen 1412 sayılı Kanun'un 326/2. maddesi gereğince sanık hakkında verilen hükmün Cumhuriyet savcısı tarafından aleyhe temyiz edilmesi üzerine, bozma sonrası yapılan yargılamada, hakkında verilen hüküm bozmaya konu cezadan daha ağır olan sanığın bozma ilamına karşı diyecekleri sorulmadan önceki beyanları ile yetinilerek savunma ... kısıtlanmak suretiyle hüküm kurulması nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE,
17.09.2024 tarihinde karar verildi.