Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 01.09.2003-27.04.2012 tarihleri arasında müşteri yöneticisi olarak çalıştığını, davacının iş akdinin 1475 SK nun 14.maddesinin 5.bendi gereğince sona erdirildiğini iddia ederek; kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, ücret, fazla mesai ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı şirket vekili; davacının iş akdinin davalı firmanın eski yöneticisi İbrahim Kan'ın firmasında çalışmak için feshettiğini, bu nedenle kıdem tazminatı talep edemeyeceğini, çalışma saatlerinin haftada 45 saati geçmediğini, davacıya yapmış olduğu satışlar üzerinden prim ödendiğini, fazla satış yapmasının prim demek olduğundan çalışma saatlerini kendisinin ayarladığını, tüm ücretlerinin davacının banka hesabına yatırıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut uyuşmazlıkta satış temsilcisi olarak çalışan ve ücret dışında satıştan belirli oranda prim alan işçiye ödenen prim alacağının yaptığı fazla mesai ücretinden mahsup edilip edilmeyeceği noktası tartışma konusudur.
Davacının davalı işyerinde 08: 30-19: 00 saatleri arasında 1 saat ara dinlenmesi ile haftada 6 gün çalıştığı, buna göre haftalık çalışmasının 57 saat, haftalık fazla mesaisinin ise 12 saat olduğu, prim usulü çalışan davacı işçinin fazla mesaisine bağlı olarak primin arttığı, dosyadaki bilgi ve belgeler ile sabittir.
Mahkemenin prim ödemesinin fazla mesai ücretini karşıladığı gerekçesi Yüksek Dairenin “Satış temsilcilerinin fazla çalışma yapıp yapmadıkları hususunun, günlük faaliyet planları ile iş çizelgeleri de dikkate alınarak belirlendiği, genelde belli hedeflerin gerçekleşmesine bağlı olarak prim karşılığı çalışan bu işçiler yönünden prim ödemelerinin fazla çalışmayı karşılayıp karşılamadığı” gerekçesine dayanmaktadır.
Prim, çalışanı özendirici ve ödüllendirici bir ücret ödemesi olup işverence işçiye garanti edilmiş bir temel ücretin üzerine belirli bir usule bağlı olarak ödenen ek bir ücrettir. İşverenin istek ve değerlendirmesine bağlı olabileceği gibi, sözleşme gereği olarak da verilebilir. Genel olarak pazarlamacılık sureti ile satışlarda çalışanların ücret yanında satış bedelinden belirli oranda prim(komisyon) aldıkları bilinen bir olgudur.
Buna göre fazla mesaisinin zamsız kısmını aldığı, zamlı verilmesi gereken kısmın ise ödenmediği kabul edilerek davacının haftada 12 saat üzerinden 0,5 katsayıyla fazla mesai alacağı belirlenip ispatın tanık beyanına dayalı olduğu gözetilerek karineye dayalı makul indirim de yapılarak kabulü yerine, primlerin fazla mesaiyi fazlasıyla karşıladığı gerekçesi ile hesaplama dahi yapılmadan reddi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 18.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi