Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
3. Yeterli ve somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
Sanık hakkında 22.08.2021 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma eyleminden dolayı 15.11.2021 tarihli iddianame ile temyiz konusu bu davanın açıldığı; UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanığın, 28.07.2021 ve 12.08.2021 tarihlerinde işlediği başka bir uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı da 17.04.2023 tarihli iddianame ile dava açılarak İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.04.2024 tarihli ve 2023/258 Esas, 2024/123 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği, sanık müdafiince hükmün istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 2024/1838 Esas sırasında derdest olduğu anlaşılmakla;
Her iki dosyanın suç tarihlerine göre davaların birleştirilmesi yoluna gidilmesi veya birlikte incelenmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerinin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi gereğince artırılarak hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması hukuka aykırı görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının diğer yönleri incelenmeksizin 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.09.2024 tarihinde karar verildi.