T U T U K L U
T A H L İ Y E T A L E P L İ

SUÇLAR: Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, tehdit

HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı

Sanık ...'den şikayetçi olmayan ve bu itibarla bu sanık yönünden katılan sıfatı bulunmayan mağdur ...'ın sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünü temyiz etmeye hak ve yetkisinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında tehdit suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

Sanıklar hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Bursa 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.11.2021 tarihli ve 2021/39 Esas, 2021/341 Karar sayılı kararı ile,

a. Sanık ... hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-a-g, 35/2, 62/1,53/1-2-3. ve 58/6-7 maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına,

b. Sanık ... hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüse yardım suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82/1-a-g, 35/2, 39/2-c, 62/1, 53/1-2-3. ve 58/6-7 maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına, karar verilmiştir.

2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.02.2022 tarihli ve 2022/446 Esas, 2022/388 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan ... vekili, sanık ... ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

1.Katılan vekilinin temyiz istemi özetle, sanık ... hakkında takdirî indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, iştirakinin derecesine,

2.Sanık ... müdafinin temyiz istemi özetle, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine,

3.Sanık ... müdafinin temyiz istemi özetle, eksik araştırmaya, tasarlama koşullarının oluşmadığına, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine,
ilişkindir.

1. Katılan ...'ın avukat olarak görev yaptığı, sanık ... ile aralarındaki vekalet ilişkisi nedeni ile tanıştıkları, sanık ...'in katılana 10.000 TL vererek Yargıtay aşamasında olan dosyasıyla ilgilenmesini istediği, sanık ...'in özellikle son zamanlarda bu dosyadan mahkûmiyet kararı çıkmaması için katılana

baskı yaptığı, sanık ...'in, katılanı 14.11.2020 günü akşam saatlerinde .... ... numaralı hattan arayarak ve mesaj göndererek ''dosyadan çekilemezsin, eğer çekilirsen sonuçlarına katlanırsın, seni topal bırakacağım, anan avradım olsun seni bu gece öldüreceğim, ananı sinkaf edeceğim, erkeksen bu gece evine gir'' şeklinde tehdit ettiği, 15.11.2020 günü ise gece saat 03.00 sıralarında katılanın yine daha önceden avukat olarak temsil ettiği sanık ...'ın kız arkadaşı olan...'in o sırada evinde bulunan katılanı telefonla arayarak sanık ...'ın şu an karakolda olduğunu ve ifadesine katılması gerektiğini ayrıca sanık ...'ın borcunu karakolun önünde ödeyeceğini söylediği, bunun üzerine katılanın apartmanın dış kapısı önüne çıktığı, bu sırada sanık ...'i elinde bulunan pompalı tüfeği kendisine doğrultmuş şekilde gördüğü, sanık ...'in katılanı kovalamaya başladığı, katılanın apartman önünde bulunan bir aracın arkasına saklandığı, kendisini korumak için belinde bulunan kuru sıkı tabancasını eline aldığı ancak ateşlemediği, apartman giriş kapısına doğru kaçtığı, kapının kilitli olmasından dolayı içeri giremediği, elindeki anahtarla kapıyı açmaya çalıştığı sırada sanık ...'in katılanı hedef alarak etkili mesafeden bir el ateş ettiği, çıkan fişeğin giriş kapısına isabet ettiği, katılanın apartman içerisine kaçtığı, sanık ...'in katılana iki el daha ateş ettiği ancak isabet sağlamadığı, sanığın olay yerinden koşarak uzaklaştığı olayda,

2. Mahkemece suçta kullanılan elverişli nitelikteki tüfekle etkili mesafeden atış yapıldığının ve buna bağlı olarak öldürme kastının varlığının kabul edilmesinde olay yerinde bulunan deliller nazara alındığında isabetsizlik bulunmadığı belirlendiğinden tebliğnamedeki bozma öneren görüş benimsenmemiştir.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, avukat olan katılana yönelik yerine getirdiği konu görevi nedeniyle işlenen eylemin fail sıfatıyla sanık ... tarafından sanık ...'ın ise kız arkadaşı... vasıtasıyla telefonla arattığı katılanı evinden dışarı çıkartmak suretiyle yardım eden sıfatıyla iştirak etmesiyle gerçekleştirildiğinin saptandığı, eksik araştırmanın bulunmadığı, takdirî indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek bozma nedenleri saklı kalmak kaydıyla belirlendiği anlaşıldığından, katılan ve sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4.a.Sanıkların öldürme kararını ne zaman aldıklarının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiklerinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanıklar aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla 5237 sayılı Kanun'un 82/1-a maddesinde düzenlenen tasarlamanın koşullarının bulunmadığı anlaşıldığından hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur.

b. Silahlı saldırıda katılan ...'ın yaralanmaması nedeni ile ; teşebbüste 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile yapılan uygulama sırasında, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre alt ve üst sınır arasında asgariye yakın bir ceza yerine, yazılı şekilde 15 yıl hapis cezasına hükmolunarak sanıklar Kadir ve Yaşar hakkında fazla cezalar tayin edilmesi yönünden hükümlerde hukuka aykırılık bulunmuştur.

A. Katılan ...'ın Sanık ... Hakkında, Sanık ...'in ise Tehdit Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden
Sanık ... hakkındaki şikayetinden vazgeçen mağdur ...'ın bu sanık yönünden katılan sıfatının bulunmaması ile sanık ... hakkında tehdit suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi sonucunda verilen esastan ret kararı gözetilerek mağdur ... ve sanık ...'in temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanıklar Kadir ve Yaşar Hakkında Nitelikli Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünün (4.a ve b) bentlerinde açıklanan nedenlerle katılan ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri suç vasfı ve teşebbüste fazla ceza tayini yönlerinden yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.02.2022 tarihli ve 2022/446 Esas, 2022/388 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Hükmolunan netice ceza miktarı ile sanık ...'in tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanık müdafilerinin tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Bursa 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.09.2024 tarihinde karar verildi.