Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.Sanığın 07.07.2022 tarihli karar duruşmasındaki, "hakkında lehe hükümlerin uygulanmasına" dair isteğinin, 5237 sayılı Kanun’un 51. maddesi uyarınca erteleme hükümlerinin uygulanması talebini de içerdiği hâlde, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,

2.Lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz inedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.