Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir.
Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 03.05.2020 tarihinde davacının yolcu olduğu elektrikli bisiklet ile davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralandığını belirtip sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutularak 5.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olmadığını, 06.04.2020 tarihli arabuluculuk tutanağı ile başvurucunun tüm haklarından feragat ettiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında 23.03.2020 tarihli 2020/47148 sayılı arabuluculuk tutanağı imzalandığı, 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu'nun 18/5 inci maddesinde yer alan "Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz" hükmü gereği davacının yeniden başvuruda bulunamayacağı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111 inci maddesinin 2. nci fıkrasına göre zarar görenlerin tazminatın yetersiz olduğunu ileri sürerek 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde anlaşmanın iptalini ve kalan zararı isteyebileceklerinin düzenlendiğini, başvuruyu süresi içinde yaptıklarını belirterek kararın kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile itiraz yoluna başvurmuştur.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Karayolları Trafik Kanunu'nun 111 inci maddesinin 2 nci fıkrasına göre anlaşma ve uzlaşmaların herhangi bir alternatif çözüm yoluyla yaptıkları anlaşmaları değil kendi aralarındaki anlaşmayı kapsadığı, arabuluculuk sürecinde anlaşan tarafların anlaşmanın geçersizliğini aynı müessese içinde ileri sürmeden veya iptali için kanun yoluna gitmeden ileri süremeyecekleri gerekçesiyle davacının itirazının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve 6235 sayılı Arabuluculuk Kanunu'nun 18/5 inci maddesi uyarınca arabuluculuk anlaşması yapılması sebebiyle dava açılamayacağının düzenlenmesine ve ayrıca davacının dava dilekçesinde eksik ödeme yapıldığı iddiasında bulunduğu anlaşılmasına göre davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,17.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.