SAYISI: 2022/İHK-20190

SAYISI: K-2022/56272

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 14.07.2013 tarihinde müvekkilinin sürücüsü olduğu motosiklet ile davalıya sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri için 5.201,00 TL'nin temerrüt tarihinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili talebini 45.895,00 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında müvekkilinin sorumluluğu olduğunu, kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun tespit edildiğini, davacının sunduğu maluliyet raporunun hükme esas alınmasının doğru olmadığını, maluliyet oranını kabul etmediklerini, geçici iş görmezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün kazada %25 kusurlu olduğunun dosyada alınan bilirkişi raporuna göre belirlendiği; davacının sunduğu maluliyet raporunda davacının maluliyet oranının %8,1 olarak tespit edildiği ve bu raporun karara esas alındığı; TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile tazminatın hesaplandığı aktüer raporunun benimsendiği ve covid dolayısıyla 29.04.2020 tarihli ve 7226 sayılı yasa gereği sürelerin uzadığı gerekçesiyle davacının taleplerinin zamaşımına uğramadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 45.895,00 TL tazminatın 07.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının sunduğu maluliyet raporunun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, hesaplamanın doğru yapılmadığını, müvekkiline sigortalı araç sürücüsünün kaza tespit tutanağına göre kusurunun olmadığını ve vekalet ücretinin hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5'i oranında hesaplanması gerektiğini ileri sürerek itiraz yoluna başvurmuştur.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içerisinde yer alan maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu ve kaza tarihindeki yürürlükteki yönetmeliğe uygun düzenlendiği, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile yapılmasının doğru olduğu, vekalet ücretinin nispi ve tam belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle davalının itirazının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ile benzer sebepleri tekrar ederek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve karara esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmeliğe göre düzenlenmesine, kaskın kaza tespit tutanağında belirsiz olarak işaretlenmesine ve davacının yaralanmasının baş bölgesinden olmaması sebebiyle müterafik kusur indirimi uygulanmasının gerekmemesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. HMK'nın 266 ncı ve devamı maddeleri gereğince çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir, hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda hakem heyetince; dosyada alınan kusur raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün %25 kusurlu olduğu kabul edilerek tazminat hesaplaması yaptırılmıştır. Kaza tespit tutanağında ise davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurunun olmadığı tespit edildiğinden kusurla ilgili çelişki oluşmuştur. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda hakem heyetince, ceza dosyası (kusur raporları, karar örnekleri) getirtilerek, alanında uzman bilirkişiden kusur dağılımına ilişkin, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli ve kaza tespit tespit tutanağı ile çelişkiler giderilecek şekilde rapor alındıktan sonra çıkan sonucuna göre davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek maddi tazminat miktarı takdiri gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetli olmamıştır.
3. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.

1. Değerlendirme bölümünün (1)numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,17.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.