Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2020 tarihli ve 2019/282 Esas, 2020/164 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157/1,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ve 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 18.03.2021 tarihli ve 2020/2098 Esas, 2021/715 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek sanık hakkında, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereği beraate karar verilmiştir.
Cumhuriyet Savcısı, sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin dosyada yeterli delil bulunduğunu ve verilen beraat hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
İlk derece Mahkemesince dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü ile ilgili istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmadan dosya üzerinden yapılan incelemede ilk derece mahkemesinin olaya ilişkin kabulunde delillerin yeninden takdiri surutiyle yeni bir hüküm kurularak 5271 sayılı Kanun'nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereği beraat karar verilmesinin 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına girmediği ve bu hususlarla ilgili değerlendirmenin aynı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılmak suretiyle değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden dosya üzerinden yapılan inceleme ile beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.09.2024 tarihinde karar verildi.