Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Davacılar vekili, 105 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında 2/3 hissesinin davacıların murisi ..., 1/3 hissesininde davalı Mevlüde adına kayıtlı bulunduğunu, davalı tarafından davacılar aleyhine ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/242 Esas sayılı dosyası ile ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, taşınmazın tapu kaydında tarla görünmesine rağmen elma bahçesi olduğunu, burayı bizzat davacılar ile murislerinin oluşturduğunu açıklayarak, üzerindeki elma bahçesi ile evin davacılara ait olduğunun tespitini ve tapu kütüğünün beyanlar hanesine yazılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu evin adiyetini ortaklığın giderilmesi davasında kabul ettiklerini ve iş bu davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini ileri sürerek yargılama giderlerinin buna göre belirlenmesini talep etmiştir.
Mahkemece, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/78 Esas, 2010/400 Karar sayılı ilamının incelenmesinde, dava konusu taşınmaz ile alakalı olarak daha önce açılan bir muhdesat davasının bulunduğunu ve bu dosyada davacı yanın davasının kabulü ile 105 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların ve aynı köy 105 ada 1 parsel üzerinde bulunan taş binanın dosyanın tarafları ile alakalı olarak davacıların murisi ...'ya ait olduğunun tespitine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, daha önceden kesinleşen bir hüküm hakkında yeniden yargılama yapılamayacağından davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tarafça 105 ada 1 parsel üzerindeki ağaçlar ve ev yönünden tespit kararı talep edilmiş olup, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/78 Esas, 2010/400 Karar sayılı kesinleşen ilamı incelendiğinde ağaçlar yönünden verilen ret kararının yerinde olduğu anlaşılmaktadır. Kesinleşen ilamda 105 ada 1 parsel üzerindeki ağaçlara dair tespit kararı bulunmaktadır. Talep konusu 105 ada 1 parsel üzerindeki ev yönünden bahsi geçen ilam incelendiğinde ise önceki açılan davada 105 ada 1 parsel üzerindeki evin davanın konusunu oluşturmadığı, davacıların 105 ada 1 parsel üzerindeki ağaçlar ile 105 ada 36 parsel üzerindeki ev için dava açtıkları ve yapılan yargılama neticesinde 105 ada 36 parsel üzerindeki ev yönünden tespit kararı verildiği sabittir. 105 ada 1 parsel üzerindeki ev yönünden kesin hüküm bulunmadığından yazılı şekilde davanın reddine dair karar verilmesi hatalı olmuştur. Mahkemece, eve yönelik talebin esası hakkında dosya kapsamı, davalı tarafın beyanları ve ortaklığın giderilmesi dosyası içeriği birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere hükmün bu yönden bozulmasına karar verilmiştir.

Yukarıda gösterilen nedenlerle davacılar vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 14.01.2010 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.