Beraat, kaçak eşyanın müsaderesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği; dava konusu olayda suçüstü hali olduğundan arama kararına gerek olmadığına ve re'sen tespit edilecek sebeplere ilişkindir.

29.11.2015 tarihinde saat 18.50 sıralarında sanık tarafından işletilen internet cafede çekyat üzerinde kaçak içki bulunduğu ve tahsilatının yapılmakta olduğu şeklindeki ihbar üzerine kolluk görevlileri tarafından bahse konu iş yerine aynı gün saat 19.10 sıralarında intikal edildiği, iş yerinde giriş kapısının sol tarafında bulunan çekyatın sol tarafında içi dolu 2 adet siyah poşet bulunduğu, sanığa poşetlerde ne olduğu sorulduğunda sanığın poşetlerde bulunan kaçak alkollü içkileri çıkararak 14-15 şişe içki olduğunu söylediği ve bunun üzerine 9 adet 700 ml ... marka içki, 1 adet 1 litre ... marka içki, 1 adet 700 ml ... marka içki ve 4 adet 700 ml ... marka içki olmak üzere toplam 15 adet kaçak alkollü içkinin muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır.

Bu olay nedeniyle sanığın 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık mahkemedeki savunmasında; olay tarihinde iş yerine gelen Bulgaristan uyruklu bir kadından içmek için 5 şişe içki aldığını, 10 adet içkinin ise aynı şahıs tarafından emaneten bırakıldığını, suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.

Olay anına ait iş yeri güvenlik kamerası görüntülerinin temin edilerek görüntü çözümünün dosyaya eklendiği anlaşılmıştır.

Kaçak alkollü içkilerin siyah poşetlerde bulunduğu, dava konusu olayın Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinin 8 inci maddesinin (f) bendinde kapsamında bulunmadığı cihetle; dosya kapsamına göre, sanık ... kaçak eşya konusunda mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, somut olayda iş yerinde yapılan aramanın usul ve yasaya aykırı olduğu, usulsüz arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, Anayasa'nın 38 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 217 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 230 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı, sanığın atılı suça ilişkin inkarı karşısında sanığın mahkûmiyetini gerektirir nitelikte dosyada başkaca delil de bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 17.04.2024 tarihinde karar verildi.