Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Gaziantep 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.06.2016 tarihli ve 2016/355 Esas,2016/546 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık müdafinin temyiz istemi; suça konu belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığı yönünde yeterli bilirkişi raporu alınmadan verilen mahkumiyet hükmünün bozulması talebine ilişkindir.
Hükmün açıklanmasına neden olan, “uyuşturucu kullanma” suçu yönünden Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/80 Esas, 2016/155 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmakla; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.02.2008 tarih ve 346-25 sayılı kararında vurgulandığı üzere, kurulan mahkumiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibarıyla karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen bir hüküm niteliğinde olmadığı, dolayısıyla denetim süresi içinde sanığın kasten işlediği suçtan dolayı kesinleşmiş mahkumiyet hükmünün bulunmadığından sanık hakkındaki hükmün açıklanamayacağı, sanığın adli sicil kaydında ihbara konu olabilecek başkaca ilamların bulunup bulunmadığı belirlenerek sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.06.2016 tarihli ve 2016/355 Esas,2016/546 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.04.2024 tarihinde karar verildi.