SUÇLAR: Özel hayatın gizliliğini ihlal, şantaj, hakaret
Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı TCK'nın 134/2,62,53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, şantaj suçundan 107/1,62,52/2,53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, hakaret suçundan 125/1-2,62,53. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Sanık temyiz sebepleri; eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğuna, vesaire ilişkindir.
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; müştekinin kendi kullanımında olan facebook sayfasında paylaştığı fotoğrafları temin ederek sahte başka bir hesap açıp paylaşan, müştekiye para vermemesi karşılığında bilgilerini internet ortamında yayacağı yönünde hakaret içerikli mesajlar atan sanık hakkında hakkında 5237 sayılı TCK'nın 134/2. maddesindeki görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal, TCK'nın 125. maddesindeki hakaret ve TCK'nın 107/1. Maddesindeki şantaj suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın sair nedenlere ilişkin temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Anayasanın 141. maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 34,230 ve 289. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetimine imkan verecek şekilde açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde mevcut delillerin tartışılması, değerlendirilmesi, reddedilen veya kanıtlama yönünden üstün tutulan delilerin neler olduğu ve nedenlerinin gösterilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması, bir başka deyişle eldeki delillerle neden bu sonuca varıldığının anlatılması gerektiği, tüm bunların ışığında ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu kabul edilen eylemi, bunun yasal unsurları ve nitelendirmesi, uygulanacak kanun maddesi ve CMK’nın 230. maddesinde belirtilen diğer unsurların bulunması gerektiği gözetilmeden gerekçesiz hüküm kurulması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sair yönleri incelenmeksizin Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.04.2024 tarihinde karar verildi.