Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine dosyanın gönderildiği İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin, 22.05.2019 tarihli ve 2019/1763 Esas, 2019/3718 sayılı bozma Kararı üzerine;

1.Şanlıurfa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2019 tarihli ve 2019/532 Esas, 2019/499 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesi ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.12.2021 tarihli ve hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

O yer Cumhuriyet savcısının (aleyhe) temyiz istemi özet olarak;

1. ByLock sorgu raporu, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı, sanığın veri inceleme raporunda “A4” koduyla kodlanması gözetildiğinde silahlı terör örgütüne üye olma suçunun unsurlarının oluştuğuna,

2. Her ne kadar sanık kendiliğinden teslim olmuş ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmayı talep etmiş ise de, sanığın yalnızca ByLock kullandığını kabul etmesinin etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmasını sağlamayacağı, sanığın ABD’de bulunduğu süre zarfında verdiği bilgilerin konumuna göre yetersiz olduğu, pişman olduğuna dair bir tespitin olmadığı, ayrıntılı beyanının da alınmadığı gözetildiğinde, etkin pişmanlık hükümleri uygulanmadan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine,

3. Temyiz talebinde belirtilen sair hususlara ve sair sebeplere ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

Bozma İlamı Üzerine İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulüyle, gönüllü olarak teslim olan sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluştuğu kanaatiyle ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.

Oluş, iddia ve mahkemenin kabulü nazara alındığında sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiş olup;
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin bozma üzerine verdiği kararında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, telefon ile davet edilmesi neticesinde 11.11.2016 tarihinde yakalanmadan önce kendiliğinden Şanlıurfa TEM Şube Müdürlüğü'ne giderek, etkin pişmanlık kapsamında bilgi vermek istediğini beyan etmesi üzerine ifadesi alınan, aşamalarda örgüt hakkında faydalı ve samimi bilgiler veren sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Şanlıurfa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.11.2019 tarihli ve 2019/532 Esas, 2019/499 sayılı Kararında O yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Şanlıurfa 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise bilgi için Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.09.2024 tarihinde karar verildi.