Taraflar arasındaki kesinleşen orman kadastrosuna dayalı tapu iptal ve tescil talepli açılan davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, davacı ... İdaresi vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Verilen karar davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Orman İdaresince açılan kesinleşen orman kadastrosuna dayalı tapu iptal tescil davasıdır.
Davacı ... İdaresi Adana ili Çukurova ilçesi ... Mahallesinde bulunan ve tapu kütüğünde 4727 ada 3 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tapuya kayıtlı bulunduğunu, dava konusu bu taşınmazın bir kısmının kesinleşmiş orman sınırı kapsamında kaldığını, bu kısmın orman sayılan yerlerden olduğunu, orman sınırlarının Anayasanın 169 uncu maddesi ve 6831 sayılı Orman Kanunu hükümleri ile güvence altına alındığını, özel mülkiyete konu olamayacaklarını, zilyetlikle edinilemeyeceğini ve sınırlarının daraltılamayacağını, bu hususta tesis edilen tüm işlemlerin yok hükmünde olduğunu, dava konusu 4727 ada 3 parsel sayılı taşınmazın orman kısmının tapu kaydı geçerli bir sebebe dayanmadığını, bu nedenle edinme nedeninin hukuken geçerli olmadığından iptalinin zorunlu olduğunu, kesinleşen orman kadastrosu neticesinde dava konusu taşınmazın orman niteliğinin haiz olduğunu, bu nedenle davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın orman sayılan kısmının tapu kayıt malikleri adına olan tapularının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B maddesi uygulamasına göre orman sayılmayan yerlerden olduğu ve yer olarak sınırlandırılan alan içeresinde kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı ... İdaresi vekili tarafından İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine yönelik kararın usul ve kanuna aykırı olduğu, İlk Derece Mahkemesince dava konusu yerle ilgili yeterince araştırma yapılmadan eksik bilirkişi raporuna göre karar verildiği gerekçesiyle istinaf edilmiştir.
Adana Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu taşınmazın dosya içerisinde bulunan hava fotoğrafları ve memleket haritasında orman sayılmayan açıklık alana isabet ettiği, 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre orman sayılmayan yerlerden olduğu, kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına göre dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yer olarak sınırlandırılan alan içerisinde kalması nedeniyle 6831 sayılı Kanun'un 1 inci maddesine göre orman sayılmayan yerlerden olduğunun tespit edilmesi karşısında taşınmazın orman ile ilgisinin bulunmadığı kanaatine varılmakla İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... İdaresi vekili tarafından dava konusu yerin orman olduğu, kesinleşmiş orman sınırları içinde kaldığı, mahkemenin yeterince araştırma yapmadığı gerekçesiyle temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.