SAYISI: 2022/İHK-18277
SAYISI: K-2022/30030
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının kabulüne, kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 19.09.2020 tarihinde davacı yayaya davalı nezdinde ZMSS poliçesi olan aracın çarpması sonucu oluşan trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile toplam 226.774,95 TL tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yayaya çarpan sigortalı aracın sürücüsünün davacının eşi olduğunu, sürücünün evin avlusundan dışarı çıkmak için bahçe kapısını açan davacı eşine dikkatsizlik sonucu çarptığını, olayın karayolu içinde meydana gelmediğini, bu sebeple ZMSS poliçesi kapsamında bir durumun bulunmadığını, dosyaya sunulan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin ekinde yer alan “Kas İskelet Sistemi” başlıklı bölümde yaralanmalara bağlı sekellerin son 12 ayda değişmemesi, yetersizliklerin stabil ve kalıcı olması, en az bir yıldır devam ediyor olması gerektiği hususunun düzenlendiği, davacının dosyaya sunduğu 27.04.2021 tarihli raporun söz konusu iyileşme süreci tamamlanmadan önce düzenlendiği, davacının tahkimden önce davalıya usulüne uygun hazırlanmış sağlık kurulu raporu ile başvuru yapmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; hakem heyeti tarafından 12 ay geçmeden rapor düzenlendiği ve yönetmeliğe uygun rapor sunulmadığı gerekçesiyle usulden red kararı verilmesinin hatalı olduğunu, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik eklerine bakıldığında "Kas-İskelet Sistemi" ana başlığı altında böyle bir ifade olmadığını, yönetmeliğe göre 1 yıllık sürenin sadece omurga yaralanmalarında ve alt ekstremiteden kaynaklı arazlar için söz konusu olduğunu, ancak mübrez maluliyet raporunda görüleceği üzere maluliyetin el bileği yani üst ekstremiteden ve hipertrofik skar ve keloidden kaynaklı skar olduğunu, ayrıca raporun kaza tarihindeki yönetmeliğe uygun düzenlendiğini ve hükme esas alınması gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kazaya bağlı maluliyetinin üst ekstremiteye ilişkin olduğu, davacı tarafından dosyaya sunulan Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan 27.04.2021 tarihli raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlendiği, raporun davacının bizzat muayene edilmesi suretiyle hazırlandığı, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, raporda davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin %18 oranında, geçici iş göremezlik süresinin 4 ay, geçici bakıcı süresinin ise 30 gün olarak tespit edildiği, dosya kapsamında alınan kurur raporuna göre davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde % 75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, aktüer bilirkişi tarafından tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre usulünce yapıldığı, davacının tahkimden önce davalıya 02.08.2021 tarihinde başvuru yaptığı, bu tarihten itibaren 8 işgünü sonrasında davalının 13.08.2021 tarihinde temerrüde düştüğü, davalıya sigortalı minibüsün ticari araç olması sebebiyle avans faizine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulüne, kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle başvurunun kabulüne, 217.831,78 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 7.199,64 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.743,53 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 226.774,95 TL tazminatın 13.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı lehine 24.324,25 TL tam oranda nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının tahkimden önce davalıya yaptığı başvurusunda usulüne uygun hazırlanmış belgeleri sunmadığını, bu nedenle dava şartı eksikliği nedeniyle başvurunun usulden reddi gerektiğini, davalının davacının zararını karşıladığını, kusur oranının hatalı olduğu, sürücünün evin avlusundan dışarı çıkmak için bahçe kapısını açan davacı eşine dikkatsizlik sonucu çarptığını, olayın karayolu içinde meydana gelmediğini, bu sebeple ZMSS poliçesi kapsamında bir durumun bulunmadığını, davalının geçici iş göremezlik tazminatından poliçe teminatı kapsamında sorumlu olmadığını, davacının kaza tarihinde çalışmıyorsa ve kazadan sonra çalışacağı belli değilse kazanç kaybına uğramayacağını, davalının tedavi giderinden sorumlu olmadığını, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, davacının maluliyeti ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davacının bakıcı ihtiyacını ailesi karşıladığından bakıcı gideri tazminatından takdiri indirim yapılması gerektiğini, bakıcı giderinin brüt asgari ücret üzerinden hesaplanmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporundaki aleyhe hususları kabul etmediklerini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, tahkime başvuru tarihi itibariyle faiz işletilmesi gerektiğini, davacının tahkimden önce davalıya yaptığı başvuruya ilişkin belgelerin davalıya tebliğ edildiği tarihi gösteren belgenin dosyada mevcut olmadığını, avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, davalının baro pulu ve vekalet suret harcından sorumlu olmadığını, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, aynı Kanunun 26 ncı maddesinin 1 inci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 ve 99 uncu maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6100 sayılı HMK’nın "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26 ncı maddesinin 1 inci fıkrası "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. “ şeklindedir.
Dosyanın incelenmesinde; davacı vekilinin dava dilekçesinde hükmedilecek tazminata temerrüt faizinin işletilmesini talep ettiği, ıslah dilekçesinde ise toplam talep edilen miktarın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istediği, bu haliyle davacının avans faizi yönünde bir talebinin olmadığının anlaşıldığı, İtiraz Hakem Heyetince ise davacının talebi aşılmak suretiyle hükmedilen tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, 6100 sayılı HMK’nın 26 ncı maddesinin 1 inci fıkrasındaki hüküm gözetilmek suretiyle davacı vekilinin talebiyle bağlı kalınarak yasal faize hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
3. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İtiraz Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir.
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının 6.1. bendinde yer alan "avans" ibaresi çıkartılarak yerine "yasal" ibaresinin yazılmasına, 6.3. bendinde yer alan "24.324,25 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "5.100,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA;İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.