SAYISI: K-2022/52458
SAYISI: 2022/İHK-25308
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 29.07.2020 tarihinde davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu konumundaki müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını belirtip fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı olarak toplam 15.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini 315.121,12 TL'ye çıkartmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olmadığını, sorumluluklarının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, dava dilekçesi, dosyadaki bilgi ve belgeler, bilirkişi raporu dikkate alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, 303.376,93 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının 08.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacının polis memuru olduğu gözetilerek 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun gereğince davacıya tazminat ödenip ödenmediğinin ya da aylık bağlanıp bağlanmadığının tespiti gerekmekte olduğunu, sunulan sağlık raporunun ilgili yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmiş bir rapor olarak değerlendirilemeyeceğinden başvurunun usulden reddi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığını, davacının müterafik kusurunun dikkate alınması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, ödeme ile müvekkilinin sorumluluğu sona erdiğinden davanın reddi gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile hesaplama yapılması gerektiğini, uzlaşma bulunup bulunmadığının incelenmesi gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ödeme ile bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerinin sorulmasını talep ettiklerini, her iki taraf içinde 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, müstakbel bir alacak için bugün faize hükmedilmesinin faizin ruhuna aykırı olduğunu belirtmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazların reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hesaplanan tazminattan önce müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılarak ardından müvekkil şirket ödemesinin güncel değerinin düşürülmesi gerektiği halde bu hususa riayet edilmediğini, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun gereğince davacıya tazminat ödenip ödenmediğinin ya da aylık bağlanıp bağlanmadığının tespiti gerekmekte olduğunu, sunulan sağlık raporunun ilgili yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmiş bir rapor olarak değerlendirilemeyeceğinden başvurunun usulden reddi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığını, davacının müterafik kusurunun dikkate alınması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, ödeme ile müvekkilinin sorumluluğu sona erdiğinden davanın reddi gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile hesaplama yapılması gerektiğini, uzlaşma bulunup bulunmadığını incelenmesi gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ödeme ile bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerinin sorulmasını talep ettiklerini, her iki taraf içinde 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir.
Eldeki davada kaza, 29.07.2020 tarihinde meydana gelmiştir. Kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanma nedeniyle alınan 03.08.2021 tarihli Edremit Devlet Hastanesi Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporunda toplam maluliyetin % 11 oranında olduğu belirlenmiştir.
Maluliyet oranı tespit edilirken hangi yönetmelik hükümlerine göre tespit edildiği belli değildir.
Kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmelik, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliktir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) davacının bizzat muayene edilmek suretiyle, dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3.Davacının polis memuru olduğu ve trafik kazasının görevi sırasında gerçekleştiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Dosya içerisindeki yazıda, davacının başvurusu olduğu fakat ödeme yapılmadığı yönünde bilgi verilmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun dahilinde davacıya bir ödeme yapılıp yapılmadığı, ödeme yapılmışsa ödenen bedelin neye ilişkin olduğu (maddi-manevi tazminat miktarlarının ayrı ayrı belirtilmesi) hususlarının sorulması ve dayanak ödeme belgelerinin temin edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
4.5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,16.09.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.