SAYISI: 2022/İHK-26337
SAYISI: K-2022/68183
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 03.08.2020 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu davalı nezdinde ZMSS poliçesi olan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 37.300,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL bakıcı gideri tazminatı, 1.000,00 TL faturalandırılamayan tedavi gideri ve 1.200,00 TL adli tıp raporu ücreti olmak üzere toplam 41.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini toplam 171.341,57 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davaya konu kaza nedeniyle davalıya başvuru yaptığını, davalı nezdinde hasar dosyasının açıldığını, hasar dosyası kapsamında davalının davacıya 07.12.2020 tarihinde 90.000,00 TL tazminat ödediğini, ödemeye ilişkin dekont ve ibranameyi dosyaya sunduklarını, yapılan ödeme neticesinde davacının bakiye alacağının kalmadığını, dosyaya sunulan maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatından poliçe teminatı kapsamında sorumlu olmadığını, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davacının dosyaya sunduğu rapora göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin % 23 oranında, geçici iş göremezlik süresinin 6 ay, geçici bakıcı süresinin 30 gün, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanmayan tedavi giderinin 3.000,00 TL olarak belirlendiğini, aktüer bilirkişi raporu ile TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre tazminatın usulünce hesaplandığı, kısmi ödemenin ödeme tarihindeki verilere göre yetersiz olduğunun tespit edildiği, kısmi ödemenin güncelleştirilmiş halinin tazminattan mahsup edilerek bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplandığı, davaya konu taşımanın hatır için yapıldığı, bu nedenle % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile 120.890,55 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı, 11.922,94 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.859,76 TL geçici bakıcı gideri tazminatı ve 2.400,00 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 137.073,25 TL tazminatın 26.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı lehine 16.971,96 TL tam nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; aktüer bilirkişi raporundaki hesaplamanın hatalı olduğunu, davalının davacıya ödediği miktarın yeterli olup olmadığının değerlendirilmediğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplanmasının isabetli olduğu, kısmi ödemenin ödeme tarihindeki verilere göre yetersiz olduğunun tespit edildiği, kısmi ödemenin güncelleştirilmiş halinin tazminattan mahsup edilerek bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplandığı, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulüne, diğer itirazlarının reddine, Uyuşmazlık Hakem Heyetinin kararının vekalet ücretine ilişkin kısmının düzeltilmesine, davacı lehine 5.100,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesine, kararın diğer hükümlerinin aynen infazına karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının eldeki tahkim başvurusundan önce birebir aynı taleple davalı aleyhine dava açtığını, söz konusu dosya kapsamında tarafların sulh olması üzerine yapılan yargılama sonucunda Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/419 Esas, 2021/194 Karar sayılı 17.03.2021 tarihli ilamı ile karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, söz konusu dosyada sulh olunduğunu, davacı tarafça davadan feragat edildiğini, mahkemece verilen kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiğini, 6100 sayılı HMK’nın 114 üncü maddesinde dava şartlarının sayıldığını, aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması gerektiğini, davacının kazadan kaynaklanan maluliyeti kapsamında daha önceden verilen kesin hüküm olduğundan eldeki davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, aktüer bilirkişi raporunda belirtilen miktarın kabulünün mümkün olmadığını, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri tazminatı ve tedavi gideri talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 14 üncü fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları
1. Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafından aynı olaya ilişkin Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/419 Esas sayılı dosyasında maddi tazminat davası açıldığı, davalının ... olduğu, mahkemece 17.03.2021 tarihli 2021/194 Karar sayılı karar ile yargılama sırasında tarafların sundukları beyanlara göre davalı tarafından davacıya tazminat ödemesi yapıldığı, tarafların anlaştığı bu haliyle ortada herhangi bir uyuşmazlığın kalmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrasında "Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz." şeklinde düzenleme mevcuttur.
Somut olayda, aynı olaya ilişkin davacı tarafından Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/419 Esas sayılı dosyasında maddi tazminat davası açıldığı dikkate alındığında 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrası gereğince başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru görülmemiştir.
2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.