SAYISI: İHK-2022/36297

SAYISI: K-2022/84879

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara taraf vekilleri tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının kabulüne, davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 07.02.2020 tarihinde davacının yolcu olduğu ve davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazasında davacı yolcunun yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ... şirketine başvuru yapıldığını ancak sigorta şirketinin zararın tazmini için yapılan başvuruya olumlu yanıt vermediğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.260,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 9.260,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 99.321,83 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 18.935,73 TL'ye ıslah etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sunduğu maluliyet raporunun yürürlükteki maluliyet yönetmeliğine uygun düzenlenmediğini, bu nedenle bu yönetmeliğe uygun maluliyet raporu sunulmasının istendiğini, davacının bu eksikliği gidermek yerine huzurdaki başvuru yaptığını, sigorta şirketine kanunun aradığı evraklar ile başvuru yapılmaması sebebiyle talebin usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, Adli Tıp Kurumu' ndan rapor alınması gerektiğini, raporun iyileşme süresi beklenmeden düzenlenmiş olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin poliçe kapsamında olmadığını, rapor ücretinin sigorta şirketinin sorumluluğunda bulunmadığını, tazminat hesabının aktüer sıfatına haiz bilirkişi tarafından asgari ücret ile TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, davalı ... şirketinin temerrüde düşmediğini, faiz talep edilemeyeceğini, ancak yasal faize karar verilebileceğini, vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5' i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne, 118.257,56 TL toplam tazminatın 10.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ve 1.260,00 TL rapor ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın tamamı olması gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir.
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacı tarafından davadan önce davalıya Karayolları Trafik Kanunu’nun 97 inci maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) Genel Şartlarına göre sunulması gerekli belgelerin tam olarak sunulmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini ve buna bağlı olarak, davacı hakkında düzenlenen maluliyet raporunun “sağlık kurulu raporu” mahiyetinde olmadığı ve “adli kurul raporu” olduğundan hükme esas alınamayacağını, davacı taleplerinden geçici işgöremezlik tazminatının poliçe teminatı kapsamında olmayıp Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sorumluluğunda olduğunu, rapor ücretinden davalının sorumlu olmadığını ayrıca bunun “makul gider” de olmadığını, sürekli işgöremezlik tazminatı hesabının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) Genel Şartları hükümlerine göre yapılması gerektiğini, temerrüt faizinin dava tarihinden itibaren uygulaması ve cinsinin de “yasal faiz” olması gerektiğini, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigorta şirketine kanunda sayılı evraklar ile başvuru yapılmış olduğunu, maluliyet raporunun Yargıtay içtihatlarına uygun olarak yetkili sağlık kuruluşundan alınmış olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin poliçe kapsamında olduğunu, hesaplamanın doğru olduğunu, rapor ücretinin Türk Ticaret Kanununun 1426 ıncı maddesinde belirtilen giderlerden olduğundan sigorta şirketinden talep edilebileceğini, temerrüt tarihinde bir hata bulunmadığını, araç ticari olduğundan avans faizi talep edilebileceğini belirterek davalı vekilinin itirazlarının reddine, vekalet ücretine yönelik davacı itirazlarının ise yerinde olduğundan kabulüne,

Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının (5-KARAR) başlıklı hüküm fıkrasının (4) no’lu bendindeki davacı lehine takdir olunan "3.061,00 TL" vekalet ücretinin karardan çıkarılıp, yerine “15.305,00 TL” yazılarak düzeltilmesine ve buna göre infazına karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; enflasyon, paranın satın alma gücü, ekonomik şartlara göre hesaplanarak hüküm altına alınan tazminatın arttırılması gerektiğini, vekalet ücretinin artırılan bu rakama göre belirlenmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; eksik evrak ile sigorta şirketine başvuru yapıldığını bu nedenle talebin usulden reddi gerektiğini, sigorta şirketine başvuru yapıldığında adli tıp rapor ücreti talep edilmediğinden bu başvuruda kabulünün de hatalı olduğunu, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, Adli Tıp Kurumu' ndan rapor alınması gerektiğini, raporun iyileşme süresi beklenmeden alındığını, progresif rant yöntemi ile hesabın hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, rapor ücretinin sigorta şirketinin sorumluluğunda bulunmadığını, temerrüt oluşmadığından temerrüt faizi talebinin yerinde olmadığını, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi yapılan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile rapor ücreti talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun bir yıllık iyileşme süresi dolduktan sonra düzenlenmiş olmasına, hesaplama yönteminde hata bulunmamasına, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe kapsamında olmasına, rapor ücretinden sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmasına, faiz oran ve başlangıcında hata bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İtiraz Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir.

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının (6.2) bendinde yer alan "15.305,00 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "5.100,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.