Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen fen bilirkişisi raporunda, dava konusu yerin kadastro çalışmaları esnasında tapulama harici bırakıldığının, orman bilirkişisinin raporunda ise kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinde kaldığının belirtilmesi karşısında; ve ayrıca sanığın dava konusu yerin tapulu alanında kaldığına dair savunması ve sunduğu tapu kayıtları da dikkate alınarak; suça konu yerin hangi vasıfla tapulama harici bırakıldığı ve sanığın ibraz ettiği tapu kaydının suça konu yere ait olup olmadığı hususları araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik kovuşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve katılan vekili ile O Yer Cumhuriyet savıcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 08/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.