Taraflar arasındaki kesinleşen orman kadastrosuna dayalı tapu iptal ve tescil talepli açılan davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, davacı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekili tarafından kararı istinaf etmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Verilen karar davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Orman İdaresince açılan kesinleşen orman kadastrosuna dayalı tapu iptal tescil davasıdır.
Davacı ... idaresi vekili, 10.01.2019 havale tarihli dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde 6831 sayılı Orman Kanun (6831 sayılı Kanun) gereği Orman Kadastrosu ve 2/B uygulama çalışması yapıldığını ve çalışmanın kesinleştiğini, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 783 parselin 6831 sayılı Kanun gereği Orman tahdit hattı içinde kalan yani orman olarak sınırlandırılan tapulu - tapusuz tüm bölümlerin Devletin mülkü olduğunu ve orman kadastrosundan önce alınan tapuların hukuki geçerliliğinin olmadığını, zilyetlikle veya zaman aşımı yoluyla kazanılamadığını, Anayasa gereğince özel mülkiyete konu olamayacağını, arz edilen nedenlerden dolayı davaya konu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 783 parselin kesinleşen orman kadastrosu sonucunda orman sayılan yerlerden olduğundan dilekçe ekindeki koordinatlı kadastro krokisinde belirtilen kısmı dikkate alınarak taşınmazın orman tahdit sınırları içerisinde kalan kısmının tespiti ile tapusunun iptali ve orman vasfıyla Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın uygulama imar planında "Mezarlık Alanı" olarak ayrılmış olduğu, tapuda ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde 783 parsel, yeni 9318 ada 15 parsel ile "Mezarlık" vasfıyla ... Köy Tüzel Kişiliği adına kayıtlı olduğu, ... Valiliği İl Mahalli İdareler Müdürlüğünün 22.12.2004 tarih 840 sayılı yazısı ve ekinde yer alan listede ... köyünün 5216 sayılı Kanun gereği tüzel kişiliğinin sona erdiği ve ... Büyükşehir Meclisinin 11.11.2004 tarih ve 17 sayılı kararı ile ... Belediyesi dahilinde Mahalleye dönüşen yerlerden olduğu, ancak mülkiyeti halen ... Köy Tüzel Kişiliğine ait olan dava konusu taşınmazın devir, tasfiye ve paylaştırma komisyonunca mülkiyetinin ... Belediyesine devrine ilişkin karar alınmadığından bugüne kadar tapuda mülkiyet devrinin yapılmadığı, yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu taşınmazın, kesinleşmiş orman kadastro tutanaklarına göre tamamının orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
davalı ... vekili tarafından davacının davasını ispat edemediği, müvekkili idare lehine nispi vekalet ücreti yerine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, bilirkişi raporunda davacı lehine olan tespitlerin hatalı olduğu, söz konusu taşınmazın kadimden bu yana mezarlık olarak kullanıldığı, bu nedenle kesinleşmiş orman kadastrosu tutanaklarında dava konusu taşınmazın orman tahdit sınırları dışında bırakıldığı gerekçesi ile, davacı ... İdaresi vekili tarafından dava konusu ... ili, Tekkeköy ilçesi, ... Mah. 1418 ada 14 parsel nolu taşınmazın krokide işaretli kısmının tamamının 3116 Sayılı Orman Kanunu (3116 Sayılı Kanun) ve 6831 sayılı Orman Kanununa (6831 sayılı Kanun) göre orman sayılan yerlerden olduğu, 4785 Sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 Sayılı Kanun) ile Devletleştirilen yerlerden olduğu, 5653 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddelerin Eklenmesine Dair Kanun (5653 Sayılı Kanun) ile iadeye tabi olmayan yerlerden olduğundan bahisle taşınmazın dava dilekçeleri ekinde yer alan koordinatlı kadastro haritasındaki alanın tamamının Devlet ormanı sayılan yerlerden olduğu, yargılama esnasında yapılan keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunun talepleri ile uyumlu olduğu, yapılan yargılama ile birlikte davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddi yönünde karar verilmesinin usul ve Kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle istinaf edilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesince; dosya içeriği, toplanan deliller, kararda yazılı gerektirici nedenler, istinaf talep dilekçesi içeriği değerlendirilerek yapılan inceleme sonucu; kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman ve harita bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak, yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman tahdidi dışında kalan yerlerden olduğu, davalının istinafı yönünden çekişmeli taşınmaz içerisinde orman tahdidi sınırları içerisinde kalan bir taşınmaz bölümü olmadığı dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesince davalı lehine belirlenen ücreti vekalette bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... İdaresi vekili tarafından, dava konusu yerin 3116 sayılı ve 6831 sayılı Kanuna göre orman sayılan yerlerden olduğu, 4785 sayılı Kanun ile devletleştirilen ve 5658 sayılı Kanun ile iadeye tabi olmayan yerlerden olduğu, davanın kabulünün gerektiği gerekçeleriyle temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... idaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi