Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacının tutukluluk halinin devamına ilişkin itirazlarına dair mahkemece yapılan incelemelerin kanuna uygun olarak yapılmadığı gerekçesiyle 250.000 TL maddi ve 250.000 TL manevi tazminatın ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş davacı ve davalı vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacı davanın reddine ve 10.250 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine şeklinde düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacının temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Davacının temyiz sebepleri; hükümlü olduğu suçun yargılaması sırasında tutukluluk halinin devamına ilişkin yapmış olduğu itirazlarının kendisinin ve müdafiinin yokluğunda, dosya üzerinden karar verildiğinden bahisle temyiz isteminde bulunmuştur.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/511 Esas – 2017/144 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı, yapılan yargılama sonunda 10 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedildiği, dosyanın temyiz incelemesi üzere Yargıtay'da olduğu, cezaevinde iken tutukluluk halinin devamına ilişkin yapmış olduğu itirazların duruşmasız olarak yalnızca dosya üzerinden yapılan incelemelerle reddedildiğinden bahisle tazminat talebinde bulunmuşsa da, CMK'nın 141. maddesinde hangi hallerde tazminat isteminde bulunulacağının belirtildiği, davacının talep konusunun kanunda öngörülen yasal şartları taşımadığı belirlenerek davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince davalı lehine 10.250 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesi yönünde düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacının sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Davacının 5271 sayılı Kanun'un 141/1-a maddesinde düzenlenen ''Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen ''hükmü uyarınca tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.
5271 sayılı Kanun’un "Tazminat istemi" kenar başlıklı 142 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"(1) Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir. ...
Ancak asıl davanın sonucuna bağlı olmayan ve asıl davada verilecek kararları etkilemeyecek talepler yönünden mutlaka davanın esasıyla ilgili verilen karar veya hükmün kesinleşmesi zorunlu değildir. 5271 sayılı Kanun'un 141/1-a maddesinde düzenlenen ''Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen'' kişilerin tazminat talebinde bulunabileceğinin berlirtildiği, tazminat talebinin dayanağı olan dava dosyasında, davacının tutukluluk halinin devamına yönelik verilen kararların kanuna aykırı olarak, kendisi ve müdafiinin yokluğunda, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden inceleme yapılarak verildiğine yönelik tazminat taleplerinin, davanın sonucunu etkileyici veya asıl davanın sonucuna bağlı olmadığından, davacının talebinin 5271 sayılı Kanun'un 141/1-a maddesi kapsamında kalıp kalmadığı araştırılmadan yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.09.2024 tarihinde karar verildi.