Taraflar arasındaki iflas davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esastan reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketten olan alacağının tahsili amacıyla iflas yolu ile takip yaptıklarını borçlu şirketin haksız olarak borca itiraz ettiğini, sürerek davalının iflasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya bir borcu olmadığını, davacının talep ettiği faiz oranlarının fahiş ve hatalı olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, dosya kapsamına göre; İİK.'nun 160. maddesi uyarınca iflas avansı yatırılması dava şartı olduğundan ve davacı bu şartı yerine getirilmediğinden HMK 114/(2) - 115/(2) maddeleri uyarınca davanın usulden reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığından istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir..
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi kararına ilişkin davacı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğininde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 17.06.2020 kesin olarak oy birliği ile karar verildi.